Mahkûmiyet, eşya müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz sebepleri; aleyhe bozma yasağının ihlal edildiğine, bozmadan sonra savunması alınmadan hüküm tesis edildiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.

Kolluk birimlerince baraka şeklindeki bir iş yerine yanaşmış araçtan hortumlarla aktarım yapıldığının görülmesi üzerine olaya müdahale edilmekle sürücülüğünü inceleme dışı sanık Serkan Uca'nın yaptığı araçta yer alan depodan, sanık ...'in işlettiği iş yerinde bulunan tanklara akaryakıt aktarımı yapıldığı, baraka içinde bulunan tanklardan 2.750 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanığın savunmasında; suçlamayı kabul etmediğini, olay sırasında oto yıkama işi ile uğraştığını, ele geçen eşyanın iş yerine gelen kamyon ve tır şoförlerinden yıkama karşılığı aldığı akaryakıt ve tankerlerde kalan kalıntılar olduğunu, iş yerinde biriktirdiğini, istek olması halinde inşaat işi ile uğraşanlara sattığını beyan ettiği görülmüştür.
Dosyada mevcut Tübitak MAM raporunda, numunenin teknik düzenlemelere aykırı, ulusal marker seviyesi geçersiz, tağşiş edilmiş motorin numunesi olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Ele geçen kaçak eşyanın Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ticari miktar ve mahiyette olması, eşyanın ele geçirildiği yer, sanığın aşamalardaki savunması, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Soruşturma aşamasında sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin ödeme ihtaratı yapıldığının, kovuşturma aşamasında ise duruşma günü tebliğine ilişkin ihtaratlı tebligat ekinde yer alan tensip zaptında ilgili yasal düzenlemenin usulünce bildirildiğinin, yine sanığın adli sicil kaydında yer alan ve Tebliğnamede kaçakçılık suçundan mükerrir olduğu belirtilen kararın incelemeye konu dosyadaki suç tarihinden sonra kesinleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 06.03.2024 tarihinde karar verildi.