Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil
vasıtasının müsaderesine yer olmadığına

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere edilmesi gerektiğine ve aleyhe olan tüm yönlerden dosyanın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Olay tutanağına göre, 24.06.2013 tarihinde yapılan yol kontrolüne sanığın sevk ve idaresindeki 31 NP

208 plakalı araçla geldiği ve Kırıkhan Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/684 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden araçta yapılan aramada, bagajda 2 adet bidon ve sökülmüş arka koltuklarda 8 adet bidon olmak üzere toplamda 10 adet 60 litrelik bidonda toplam 600 litre kaçak mazot ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında, aracın eşi üzerine kayıtlı olduğunu, ancak aracın kendisine ait olduğunu ve kendisinin kullandığını, kaçak olduğunu bildiği akaryakıtı ise kamyonunda kullanmak için aldığını beyan etmiştir.

Malen sorumlu beyanında, düğünde takılan altınlarla söz konusu aracı aldığını ve eşi olan sanığın aracı kullandığını beyan etmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 06.03.2024 tarihinde karar verildi.