Beraat, eşya müsaderesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyiz sebebi, beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Olay tarihinde kolluk görevlilerince...isimli şahsın kullandığı... plakalı Hyundai marka araçta ve ikametinde kaçak sigara bulunduğu yönünde alınan istihbari bilgi neticesinde söz konusu aracın park etmek üzere iken görüldüğü, aracında ve ikametinde herhangi bir suç eşyası olup olmadığının sorulması üzerine bagaj kısmında bulunan 34 karton bandrolsüz kaçak sigarayı rızası ile teslim ettiği, ikametinde de kaçak sigara olduğunu onu da görevlilere teslim edeceğini beyan etmesi üzerine ikamet adresine gidildiği 27 karton kaçak sigarayı kolluk görevlilerine rızası ile teslim ettiği anlaşılmıştır.
Sanığın aracında ve ikametinde arama yapılmasına dayanak teşkil eden Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, Anayasa'nın 38/2., 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı ve sanığın kaçak eşyayı ticari amaçla bulundurduğuna dair ikrarının da olmadığı cihetle, Mahkemece bu gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi sonuca etkili görülmediğinden sonucu itibarıyla doğru olan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Suç konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hususu isabetli bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasından kaçak eşyanın müsaderesine ilişkin kısım çıkartılarak yerine ''Kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.03.2024 tarihinde karar verildi.