SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2014 Tarihli ve 2014/61 Esas, 2014/260 Karar sayılı Kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

Katılan vekilinin temyizi; raporlar, yoklama tutanakları ve tüm dosya kapsamı ile yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olduğuna, sanıkların cezalandırılması gerekirken eksik inceleme ile verilen beraat hükümlerinin bozulmasına ilişkindir.

1. Sanıklar ... ve ...'a ait iş yerlerinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan denetimde, diğer sanıkların gerçekte bu iş yerlerinde çalışmadıkları halde, çalışıyormuş gibi gösterilerek sahte sigortalılık bildirimlerinin yapıldığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunulduğu, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından kamu davaları açıldığı anlaşılmıştır.

2. Mahkemece, dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilerek, katılan kurumun sanıklar tarafından ibraz edilen belgelerin gerçeği yansıtmadığı hususunu araştırmak denetlemek ve yaptıkları denetim sonrası yapılan işlemleri iptal etme yetkisinin bulunması nedeniyle, sanıkların eylemlerinin aldatma kabiliyetinin olmaması hususları gözetildiğinde atılı suçların yasal unsularının oluşmayacağı ve sanıkların yüklenen suçları işlediklerine ve savunmalarının aksini ispatlar atılı suçların unsurlarının varlığını sübut kılacak mahkumiyetlerine yeter, kesin ve inandırıcı delil olmadığından sanıkların yüklenen suçları işlediklerinin sabit olmaması gerekçesiyle, beraatlerine ilişkin temyize konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmıştır.

A. Sanıklar ... ve ... Dışında Diğer Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

1. Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; suça konu iş yerinin gerçek bir iş yeri olması, sanıkların kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması karşısında, sanıklara yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşılmakla, mahkemece sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin sonucu itibarıyla doğru olması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar ... ve ... Dışında Diğer Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 tarih, 2009/89-243 sayılı kararı ile uyum gösteren Genel Kurul ve Daire kararlarında da açıklandığı üzere, ceza yargılamasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrasının, dosya kapsamında toplanan kanıtlara göre mahkûmiyet dışında bir hüküm kurulması gerektiğinin anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu, somut olayda bir kısım sanıkların sorgusu yapılmadan, mevcut kanıtlar tartışılarak delil takdiri suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, sorgusu yapılmayan sanıklar hakkında beraat hükmü kurulması, yasaya aykırı ise de; zamanaşımı olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğundan, sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, sorgusu yapılan sanıklar yönünden sorgu tarihlerinden, sorgusu yapılmayan sanıklar yönünden ise iddianame tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır.

C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanık ...'nun 14.09.2018, sanık ...'in 03.03.2021 tarihinde vefat ettiklerinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

A. Sanıklar ... ve ... Dışında Diğer Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2014 Tarihli ve 2014/61 Esas, 2014/260 Karar sayılı kararlarında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar ... ve ... Dışında Diğer Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2014 Tarihli ve 2014/61 Esas, 2014/260 Karar sayılı kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle, Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2014 Tarihli ve 2014/61 Esas, 2014/260 Karar sayılı kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.03.2024 tarihinde karar verildi.