Mahkûmiyet, sabit tesis niteliğindeki yapılar ve emvalin müsaderesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz sebebi hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
Hüküm tarihinde başka bir suçtan ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığın talimat mahkemesince 09.10.2014 tarihli celsede alınan savunmasında duruşmadan bağışık tutulma talebinin bulunmaması karşısında; sanığın hükmün verildiği 24.03.2016 tarihli son oturumda SEGBİS yoluyla veya bizzat duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda mahkûmiyetine hükmedilmesi suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırılık oluşturacak biçimde savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, sair yönleri incelenmeksizin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.03.2024 tarihinde karar verildi.