İNCELENEN KARARIN;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2018 tarihli ve 2018/34 Esas, 2018/400 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/2, 7/2-2.cümle, TCK'nın 43/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 22.09.2020 tarihli ve 2019/413 Esas, 2020/506 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanığın temyiz sebepleri özetle;
1.Gerekçesiz olarak takdiri indirim uygulanmadığına,
2.Paylaşımlardan haberinin olmadığını ancak kabul anlamına gelmemek üzere söz konusu paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine,
3. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;
1.Sabıkası olmayan, yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum veya davranışının bulunduğuna ilişkin tutanaklara yansıyan bir durum bulunmayan sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı, karşılanması gereken kişisel ya da kamu zararının bulunmaması, uygulanmasının talep edilmesi ve şartları oluşmasına rağmen, CMK'nın 231/5. Ve TCK'nın 51. maddelerinde düzenlenen, sırasıyla HAGB ve Erteleme hükümlerinin yetersiz gerekçe ile uygulanmaması,
2.Takdiri indirim nedeni olarak sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte suç kaydı ve sabıkası olmayan, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen sanık hakkında "sanığa verilen hapis cezasının geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak" şeklinde yetersiz ve TCK 62. Maddesinin lehine uygulanması sırasında kullanılması gereken düzenlemenin sanığın aleyhine yorumlanmak suretiyle yerinde olmayan gerekçeyle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 22.09.2020 tarihli ve 2019/413 Esas, 2020/506 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2024 tarihinde karar verildi.