İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli ve 2017/410 Esas, 2019/324 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçundan, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) geçici 16 ncı maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının düşmesine,
2.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararıyla düşme hükmü kaldırılarak sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
Karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın eyleminin esaslı tadilat olup ruhsata tabi olduğundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, yapı kayıt belgesinin geçerli olup olmadığının araştırılmadığına, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın istinat duvarı yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davasının açıldığı ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) geçici 16 ncı maddesi uyarınca suça konu aykırılık, yapı kayıt belgesiyle kayıt altına alındığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verildiği belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın eylemi, 3194 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde tanımlandığı üzere, bina niteliğinde olmadığından İlk Derece Mahkemesince verilen düşme hükmü kaldırılarak beraatine karar verilmiştir.
1.Sanık savunması, durdurma tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı karşısında; sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2024 tarihinde karar verildi.