TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
II. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli ve 2016/77 Esas, 2022/70 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2,3713 sayılı Kanunun 5/1,5237 sayılı Kanun'un 53,58/9,63. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 25/05/2022 tarihli ve 2022/502 Esas, 2022/617 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22/08/2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
A.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.Bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna,
4.Teşdidin derecesinde hataya düşülerek fazla ceza tayin edildiğine,
5.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
B.Sanığın temyiz sebepleri özetle;
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.Gizli tanığın mahkemede dinlenmediğine,
4.DTK ile bir ilişkisinin olmadığına,
5.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5235 sayılı Kanunun 33. maddesi gereğince Adli Yargı İlk Derece Mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamakla görevli olan Bölge Adliye Mahkemelerinin, Adli Yargı İlk Derece Mahkemelerine ve Sulh Ceza Hakimliklerine nazaran yüksek görevli mahkeme olduğunda tereddüt bulunmamasına, 5320 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin CMK'nın 23/2 maddesinin uygulanma alanı ile ilgili olmasına, bir karar veya hükme katılan hakimin, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamayacağına ilişkin aynı Kanun'un 23/1 inci maddesi sarahatine ve dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.02.2014 tarih 1-538,29 sayılı Kararlarına nazaran; kovuşturma aşamasında Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/10/2018 tarihli iddianamenin kabulüne dair verilen karar ile Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/10/2018 tarihli ve 2018/710 esas, 2018/767 karar sayılı birleştirme kararında mahkeme heyetinde başkan olarak katıldığı anlaşılan (92504) sicil numaralı Hakim Galip AKPINAR'ın, bu kez mahkemenin kanuna uygun şekilde teşekkül ettirilmemesi sonucunu doğuracak biçimde (CMK. m. 289/1-a) Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinde yapılan istinaf incelemesine Başkan sıfatıyla katılmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 23/1 maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Başkaca yönleri incelenmeyen hükmün; gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2022/502 Esas, 2022/617 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye taleplerinin reddi ile TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdîren bozma ilamının niteliği nazara alınarak Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2024 tarihinde karar verildi.