Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ...Ş. vekili ile davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...Ş. vekili ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.10.2016 tarihinde sigortalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve yolun sağ tarafından bisikletleri ile bisiklet yolunda beklemekte olan 5 kişiye çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, müvekkili davacının yaralandığını, iddia ederek; fazlaya ve manevi tazminata ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak üzere; 1.000,00 TL maddi tazminatın, sigorta şirketi açısından başvuru, diğer davalılar açısından dava tarihinden itibaren işleyecek faizi birlikle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, (davalı ... şirketinin poliçe teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla maddi tazminattan sorumlu tutulmasına), yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, taleplerini ıslah ile 9.715,06 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 14.10.2016 tarihli trafik kazasına karıştığı belirtilen aracın kendilerine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava konusu kazada yaralandığı belirtilen davacının daimi sakatlığa maruz kalıp kalmadığının, kalmışsa derecesinin, gerçek zararın miktarının, müvekkili şirkete sigortalı aracın kusur oranının yapılacak yargılama ve uzman bilirkişi tarafından yapılacak hesaplama neticesinde tespit edilmesi gerektiğini, kendilerine gerekli şekilde başvuru yapılmadığını, temerrüde düşürülmediklerini, dava konusu kaza sonucu daimi sakatlığa uğradığı belirtilen davacıya bu kaza sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının, maaş bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini savunarak haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeni maluliyetinin oluşmadığının belirlendiği, yaralanması nedeni ile geçici iş göremezlik zararı ile tedavi masraflarının olduğunun tespit edildiği, davalı ... şirketinin de poliçe kapsamında işleten sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçeleri ile davanın kısmen kabulü ile 3.657,53 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.657,53 TL bakıcı gideri tazminatı ve 2.000,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 9.315,06 TL tazminatın olay tarihi itibariyle geçerli ZMSS yaralanma teminat klozu limitiyle sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan 16.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan 13.07.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda davacının iyileşme süresinin 3 ay olduğu ve bu iyileşme sürecinde bir başkasının bakımına muhtaç olduğuna yer verildiğini, kazanın üzerinden 4 yıla yakın bir zaman geçmiş olmasına rağmen davacının halen sağlığına tam anlamıyla kavuşamadığını, tedavisine devam edildiğini, iyileşme süresinin 3 ay olarak kabul edilmesi ve bu iyileşme süresince bir başkasının bakımına ve yardımına ihtiyaç duyulacağından hareketle bakıcı gideri zararının bu süreyle sınırlı olarak hesaplanmış olmasının hukuka ve usule aykırı olduğunu, tedavi giderleri bakımından gerekli incelemeler yapılmaksızın hüküm kurulmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin, Sosyal Güvenlik Kurumu'na bağlı olmadan, günlük yevmiye ile çalışmakta ve asgari ücret düzeyinde bir gelir elde ettiğini iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; başvuru şartının gerçekleşmediğini, davanın usulden reddi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması ve dava açılmasına sebebiyet vermedikleri halde yargılama gideri, harç, faiz ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik ve tedavi masrafı taleplerinin teminat dışı olduğunu, geçici iş göremezlik dönemine ait bakıcı gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, davacının maluliyeti bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan bakıcı gideri tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını, talebin teminat dışı olduğuna yönelik itirazlarının kabul görmese dahi davacının kaza tarihi itibariyle çalışma çağında olmadığını, tamamen anne ve babasının bakım ve gözetimi altında olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru şartının yerine getirildiği, davacının taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olduğu, davacının geçici iş göremezlik döneminde efor kaybı nedeni ile tazminat hakkının olduğu, bakıcı ihtiyacının doktor bilirkişi raporu da esas alınarak kabul edilmesinde hata olmadığı, davacının yargılamanın aşamalarında raporlara itiraz etmemesi nedeni ile davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu dikkate alınarak davacı vekili ile davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı bisikletlinin uğradığı sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ile tedavi gideri talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,88,89,90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.