Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Van 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2021 tarihli ve 2021/125 Esas, 2021/308 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 13 ay 15 gün hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Ele geçen madde miktarının kullanım sınırlarında olduğuna,

3. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,

4. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına,

5. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine,

6. Cezanın alt sınırından uzaklaşmayı gerektirecek haklı sebeplerin olmamasına rağmen alt sınırdan uzaklaşıp hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna,

7. Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,

8. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,

9. Yapılan arama ve el koyma işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna ve elde edilen delillerin hükme esas alınmaması gerektiğine,

10. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine,

İlişkindir.

Sanığın adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün “Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması” suçuna ilişkin olması ve hükümden önce yürürlüğe giren 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen basit yargılama usulüne tabi suçlar kapsamına alınmış olmakla "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251 inci maddesinde yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, belirtilen yasal düzenleme uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmek sureti ile sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, suçun unsurlarının oluştuğuna, eksiksiz inceleme ile karar verildiğine, delillerin değerlendirilmesine, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına ve delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Sanıkla ilgili hüküm kurulurken "eylemine uyan TCK'nın 188/3. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak sanığın takdiren alt sınırdan" yazılmasına rağmen 10 yıl 6 ay hapis ve 1500 gün adli para cezası ile alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi suretiyle hükümde çelişki oluşturulması, hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci
fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Van 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde karar verildi.