İNCELENEN KARARIN;
İstinaf başvurusunun esastan reddi
Yargılama konusu sanık hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçu yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, verilen cezanın tür ve süresine göre CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan; ayrıca incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3 üncü maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, anılan suç yönünden sanık müdafiinin temyiz istemi aynı Kanunun 298. uyarınca hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle yedi kez öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2018/365 Esas, 2021/113 sayılı Kararı ile sanık hakkında Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle yedi kez öldürmeye teşebbüs, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/1938 Esas, 2022/265 sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafilerinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.05.2022 tarihli ve ret ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
-Usul ve kanuna aykırı mahkumiyet kararı verildiğine,
-Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
-Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
-Mülakat yöntemi ile ifade alınmasının kanuna aykırı olduğuna,
-Etkin pişmanlıkta bulunan, aynı suça ilişkin şüpheli veya sanık konumunda olan kişilerin beyanlarının ve teşhislerinin hükme esas alınamayacağına,
-"Şüpheden sanık yararlanır." ilkesinin uygulanması gerektiğine,
-Teşdidin derecesinde hataya düşülerek fazla ceza tayin edildiğine,
-Suçun unsurlarının teşdit sebebi yapıldığına,
-Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
-Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
-Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle yedi kez öldürmeye teşebbüs, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçlarından oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
A. Sanık hakkında Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma suçu yönünden;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılındığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık hakkında kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle yedi kez öldürmeye teşebbüs suçu yönünden;
Olay tarihinde güvenlik güçlerine 4 adet roketatar atıldığı, sonrasında örgüt mensuplarının araştırmasına başlandığı sırada güvenlik güçlerine ait ekip araçlarına yönelik olarak uzun namlulu silahlarla saldırı yapıldığı, olay yerinden elde edilen roket kutusu üzerinde sanığın parmak izinin çıktığı somut olayda müşterek fail olarak bulunduğu sabit ise de, olayda güvenlik güçlerinden yaralanan kimsenin olmadığı, güvenlik güçlerinin zırhlı araçta bulundukları, sanığın kaç kişiyle çatıştığını bildiğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı görülmekle; güvenlik güçlerine roketatar ile saldırdığı sabit olan sanığın olayda ölü/yaralı olmaması ve sanığın kaç kişiyle çatışmaya girdiğini bilip bilmediğinin belirlenememesi nedeniyle bir kez kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerekirken zırhlı ekip araçlarında bulunan güvenlik güçlerinin sayısınca ve çatışma nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanık Hakkında Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma Veya Taşıma Veya Bulundurma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Devletin Birligini Ve Ülke Bütünlüğü Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe (A) bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/1938 Esas, 2022/265 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C.Sanık Hakkında Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Yedi Kez Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/1938 Esas, 2022/265 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2024 tarihinde karar verildi.