Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dairemizin 27.01.2021 tarihli bozma ilâmında da belirtildiği üzere, sanığın katılana ait aracın sol arka kapı kilidini sert cisimle zorlayıp kilide zarar vererek kapıyı açtıktan sonra haksız yere elde bulundurduğu anahtarla aracın kontağını çalıştırıp aracı çaldığı ve aracın kontağında herhangi bir hasar tespitinin bulunmadığının anlaşıldığı olayda, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d-h. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden sadece aynı Kanun'un 142/2-h. maddesi ile uygulama yapılması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 62. maddelerine göre belirlenen 4 yıl 2 ay hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 3 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 3 yıl 4 ay hapis cezası tayin edilmesi,
2. Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2012 tarihli ve 2011/549 Esas, 2012/134 Karar sayılı ilâmıyla sanık hakkında tehdit suçundan hükmedilen 2 yıl 2 ay hapis cezasını içeren mahkûmiyet hükmünün dosya içerisindeki adlî sicil kaydına göre kesinleşme tarihi 10.03.2012 olmakla birlikte UYAP’tan yapılan incelemede, söz konusu Mahkeme kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 04.07.2012 tarihli ve 2012/16075 Esas, 2012/15954 Karar sayılı ilâmıyla incelenerek bozulmasına karar verildiği ve buna göre bahse konu ilâmın temyize konu suç tarihi itibarıyla kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında, anılan Mahkeme kararı nedeniyle sanığın mükerrir sayılamayacağı, ancak sanığın adlî sicil kaydında bulunan ve daha ağır ceza içeren Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2008 tarihli, 2007/36 Esas, 2008/220 Karar sayılı ve uyuşturucu ticareti suçundan verilen 4 yıl 2 ay hapis ve 820,00 TL adli para cezalarına dair ilâmının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 62. maddelerine göre belirlenen 4 yıl 2 ay hapis cezasının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek, 3 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına” karar verilmesi ile; hüküm fıkrasından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, "Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2008 tarihli, 2007/36 Esas, 2008/220 Karar sayılı ilâmındaki uyuşturucu ticareti suçundan hükmedilen 4 yıl 2 ay hapis ve 820,00 TL adli para cezalarına ilişkin mahkûmiyet kararının mükerrirliğe esas alınmasına," ancak karşı temyiz bulunmaması nedeni ile 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2012 tarihli, 2011/549 Esas, 2012/134 Karar sayılı ilâmındaki tehdit suçundan hükmedilen 2 yıl 2 ay hapis cezası esas alınarak belirlenmesine karar verilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.