Davanın reddi

Taraflar arasındaki faydalı model hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının halılar için kullanılan “Bir Sarım Sistemi” isimli buluşu için 2014 00560 nolu faydalı model belgesinin TÜRK PATENT'te tescil sahibi olduğunu, buluşu yapanın ise davalı ... olarak TÜRK PATENT'e bildirildiğini, tescil edilen faydalı model konusu buluşun davalının tescilinden önce imal edilip satılmakta olduğunu, kamuya sunulduğunu, dolayısıyla yeni olmadığını, bizzat davalının ABD'de faaliyet gösteren Automed Designs Inc isimli firma vasıtasıyla Kuzey Karolayna'dan ithal ettiği makinanın kopyası olduğunu, davalının bu makinayı 15.10.2010 tarihinde ithal ettiğini, Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/23 Değişik İş dosyasıyla ithal edilen ve üretilen makinaların davalı Merinos işyerinde bulunduğunun ve her iki halı sarım makinesinin de aynı işlev ve çalışma metoduna sahip olduğunun tespit edildiğini, ayrıca esas üretici olan Automated Designs INC'in www.adınc.net adresinden de görülebileceğini, davalının faydalı modeline konu ettiği buluşun daha önce gerek yurtdışı gerek yurt içinde akınlanmış kullanılmış, kamuya sunulmuş olduğunu, dolayısıyla yeni olmadığını, davalının eski çalışanları olduğunu, müvekkiline Gaziantep 4. İş Mahkemesi'nin 2015/303 Esas sayılı dosyasıyla makinayı kopyaladığı gerekçesiyle tazminat davası açtığını, müvekkilinin mühendis olduğunu ve davalının makinayı ithal edip kopyaladığını bildiğini, dolayısıyla bu faydalı model tescilinden zarar gördüğünü, davalıya daha önce Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/310 Esas sayılı dava dosyası ile ... Halı Ltd. Şti. tarafından aynı faydalı model için hükümsüzlük davası açıldığını, davanın feragat edilmesi nedeniyle karara bağlandığını, bu nedenle davalıya ait faydalı modelin hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in buluşçu olduğunu, faydalı modele hak sahibi sahibi olmadığını, bu nedenle anılan müvekkiline karşı dava açılamayacağını, müvekkili ... şirketinin uzun Arge çalışmaları sonucunda makineyi tamamladığını, makinenin aynısını yapım ekibinde olan davacı birkaç arkadaşının müvekkilinin bilgi ve onayı olmaksızın ... Halı Tekstil San ve Tic. Ltd. Şti.'ye yaptığını, bunu kanıtlayan Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/12 D.İş dosyasının mevcut olduğunu, davacın zarar gören kişi olmadığını, açılan davada hukuki yarar yokluğu bulunduğunu, davacının ayrıca TÜRK PATENT nezdinde itirazda bulunduğunu ancak itirazının kabul edilmediğini ve tescilin verildiğini, bu nedenle yeni bulunuşun ayır edici olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya ait iş yerinde bir dönem işçi olarak çalıştığı, taraflar arasında iş mahkemelerinde işçi ve işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davası ve davalı şirkette Ar-Ge çalışmaları kapsamında geliştirilen halı sarım makinesinin kopyasının aynı sektörde çalışan başka bir şirkete kopyalayıp kurduğu bahisle maddi ve manevi tazminat istemli karşılıklı davalarının açıldığı görüldüğü, davacı sıfatıyla dava açan bir kimsenin dava konusu hak üzerinde tasarruf yetkisi yoksa o kimse gerçek anlamda taraf (aktif dava ehliyeti) sıfatını taşımayacağı, sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile alakalı bir husus olduğu, tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunlu olduğu, bu husus mahkemece resen göz önünde bulundurulması gerektiği, taraflardan birinin davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse artık o davanın esasının çözümüne girilmeden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği, faydalı model belgesi hükümsüzlüğü davası faydalı model belgesinin sicilde kayıtlı malikine karşı açılacağı, hak sahibine tebligat yapılacağı yasada belirtilmiş ise de tebligat ihbar niteliğinde olduğu, hak sahibine husumet yöneltilmesi anlamına geldiği kabul edilemeyeceği, dava davalı firma adına tescil edilen 2014 00560 tescil numaralı faydalı model belgesinin yenilik özelliği taşımadığı için hükümsüzlüğü ve sicilden terkini davası olduğu, davaya konu faydalı model belgesinde faydalı model sahibi olarak davalı şirket olan ..., buluşu yapan da davalı ... olduğu anlaşıldığı, tüm dosya kapsamına göre davacının dava konusu faydalı model hakkında üstün hak sahipliğine dayalı olarak hükümsüzlük davası açması için hukuki menfaatinin ve taraf ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Gaziantep BAM 11. H.D. kaldırma kararında 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye (551 sayılı KHK) göre faydalı modelin hükümsüzlüğünü “zarar gören üçüncü kişiler” in de talep edebileceği bu bağlamda davacının zarar gören üçüncü kişi olup olmadığının ortaya çıkarılması için Gaziantep 4.İş Mahkemesinin 2015/303 E. sayılı dosyasının incelenmesi gerektiğine hükmettiğini, bu anlamda müvekkilinin zarar gören üçüncü kişi yani aktif dava ehliyetinin bulunduğu Gaziantep 4.İş Mahkemesi'nin 2015/303 E. sayılı dosyasının incelenmesi ile ortaya çıktığını, zira işbu dava dosyasında Merinos, müvekkiline karşı hükümsüzlüğünü istedikleri faydalı model belgesine konu buluşun kopyalandığı gerekçesi ile maddi ve manevi tazminat davası yönelttiklerini, açtıkları hükümsüzlük davası neticesinde buluşun yeni olmadığı ortaya çıktığında zaten buluş sahibinin de Merinos olmadığı dolayısıyla 4.İş Mahkemesi'nde açtığı davayı müvekkile yöneltemeyeceği ortaya çıkacağını, bu nedenle müvekkilinin aktif dava ehliyeti olduğunu, zira davalı Merinos bu tescile dayanarak müvekkilinden 4.İş Mahkemesi'nde tazminat talep ettiğini, buna rağmen mahkeme yanlış değerlendirme yaparak davanın reddine karar verdiğini, mahkemenin bu değerlendirmesi hükümsüzlük davası dışındaki davalar için kabul edilebileceğini, ancak bu dava yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun)'nun 144 ncü maddesinin ikinci fıkrasında açık düzenleme bulunduğunu, buna göre ise zarar gören herkes hükümsüzlüğü talep edebildiğini, yani dava konusu hak üzerinde tasarruf yetkisi yoksa o kimse gerçek anlamda taraf (aktif dava ehliyeti) sıfatını taşımaz kaidesi burada uygulanmayacağını, tüm bu hususların yanında panent ve faydalı modele ilişkin hükümsüzlük davaları kamu düzeninden olduğunu, mutlak yenilik ilkesi gereği bilirkişi ve mahkemenin zaten resen araştırma yükümlülüğü olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, faydalı model hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 165 inci maddesi.

Dava, faydalı modelin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince dava reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf itirazının esastan reddine karar verilmiştir.

Faydalı modelin korunmasına ilişkin usul ve esaslar, 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nda düzenlenmiş ise de, dava tarihinde yürürlükte olan 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 154 üncü maddesinde belirtildiği üzere, bu KHK'nın 156 ncı maddesi hükmüne göre yeni olan ve 10 uncu madde anlamında sanayiye uygulanabilen buluşlar, faydalı model belgesi verilerek korunur.

Söz konusu davada, davacının eski çalışanı mühendis olduğu, davalılar ile aralarında söz konusu faydalı modele ilişkin maddi ve manevi tazminat ve işçi-işveren alacaklarına ilişkin davaların olduğu, 6769 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin ikinci fıkrasında menfaat olanların faydalı modelin hükümsüzlüğünü talep edebileceği maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde somut olayda davacının aktif dava ehliyeti ve davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir.

Mahkemece bu durum gözetilmeyip yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış olup hükmün bozulması gerekmiştir.

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.