İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2021/11 Esas, 2021/124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci
maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/1729 Esas, 2021/2278 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri
Takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine ve vekâlet ücretine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Eylemin yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle vasfa, olayda haksız tahrik koşullarının oluştuğuna ve bu indirimin azami miktarda uygulanması gerektiğine, cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığına dair Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadığına ve ceza miktarına ilişkindir.
1. Olay günü hakkında 6284 sayılı Yasa kapsamında verilmiş uzaklaştırma kararı bulunan sanığın İstanbul ilinden Kars iline gelerek alkol aldığı ve üzerinde taşıdığı öldürmeye elverişli bıçakla eşinin çalıştığı ... Cami'ne gittiği, iş çıkışında eşinin arkasından tehdit ve küfürle koşarak hayati bölgeleri olan sırt ve göğüs kısmından dört bıçak darbesiyle yaralamak suretiyle yere düşürdüğü, mağdur yere düştüğü halde eylemine son vermeyerek tanık Aynur'un mağdureyi sanıktan korumaya çalışmasına rağmen yere düşen mağdura yönelik bıçaklama eylemine devam ettiği, mağdurenin bu sebeple, hayati tehlike geçirmeye neden olacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı anlaşılan olayda;
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, teşebbüsün ulaştığı aşama ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığına göre belirlenen cezanın isabetli olduğu, mağdurdan sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan söz veya davranış bulunmadığına ilişkin yapılan değerlendirmede ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı yasal ve yeterli gerekçe ile takdiri indirim hükümlerinin uygulandığı anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık hakkında açılan kamu davasında yürütülen yargılama neticesinde mahkumiyet kararı verilmesine, ... vekilinin ise katılan vekili olarak davaya katılmasına
karar verilmiş olmasına karşın katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Gerekçenin (3). bölümünde açıklanan nedenlerle katılan kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/1729 Esas, 2021/2278 Karar sayılı kararında; sanık hakkında açılan kamu davasında yürütülen yargılama neticesinde katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yasaya aykırılık teşkil ettiğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden "Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1 maddesi gereğince 8.200,00 Türk Lirası maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma ödenmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2024 tarihinde karar verildi.