Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33.maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2012 tarihli ve 2011/183 Esas, 2012/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdur ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün

sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29.04.2014 tarihli ve 2014/1642 Esas, 2014/2740 Karar sayılı kararı ile özetle " sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu, tekerrüre esas ilam yerine tekerrüre esas olmayan başka ilamın hükümde gösterilmesi suretiyle mükerrirlikte hatalı uygulama yapıldığı" belirtilerek 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının saklı tutulması suretiyle bozulmasına,

2. Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2021 tarihli ve 2014/159 Esas, 2021/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2,29/1, 53/1,58/1. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanığın kazanılmış hakkının korunması suretiyle 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, sanık lehine meşru savunma ya da yüksek oranda haksız tahrik hükümleri ile takdirî indirim ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

1. Sanık ile arkadaşı Hasan'ın olay tarihinde mağdur ... ve arkadaşları ile Saraybosna parkında karşılaştıkları, aralarında daha önce yaşanan tartışmalar nedeniyle tekrar kavga ettikleri, sanığın mağdur ...'ı karın bölgesinden hedef gözeterek tek bıçak darbesi ile yaraladığı, kesinin karın boşluğuna geçerek mide ve transvers kolon lezyonuna ve safra kesesinin alınmasına, neticesinde hayati tehlike ve işlev yitirilmesine neden olduğu, sanığın üzerine atılı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı, haksız tahrike ilişkin indirim oranında isabetsizlik bulunmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmadığı, ceza miktarı itibarıyla sanık lehine erteleme hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşıldığından; ileri sürülen temyiz sebepleri ve sair yönlere ilişkin yapılan incelemede, düzeltme nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Bozma öncesi sonuç cezanın sanık hakkında kazanılmış hak teşkil ettiği, uygulama sırasında sonuç cezanın bozma öncesi miktar olan 6 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi yerine, sonuç ceza şeklinde hükmolunması ve kazanılmış hakka ilişkin kanun maddesinin kararda gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, bu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde (3) numarada açıklanan "kazanılmış hakta hatalı uygulama ve kanun maddesinin gösterilmemesi" nedenleriyle Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2021 tarihli ve 2014/159 Esas, 2021/190 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden; sanık hakkında kurulan hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükümden "sanığın 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin çıkartılmasına, yerine " 1412 sayılı Kanun'un 326/son. maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, cezasının bozma öncesi miktar olan 6 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibarenin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.05.2024 tarihinde karar verildi.