İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (5271 sayılı Kanun) uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2021 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.09.2019 tarihli kararı ile sanıklar ..., ... haklarında parada sahtecilik suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezası, 16.660,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
3. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.11.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
A. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; hükmün adil olmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin
uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, suça konu paraların sahteliğinin anlaşılabilir olduğuna, suçun kastının bulunmadığına ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, delillerin hukuka aykırı olarak toplandığına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
1. Dava konusu olay; sanıkların birlikte yaşadıkları evde yapılan aramada 108 adet 100,00 TL'lik sahte banknot ile 7 adet 50,00 TL'lik sahte baknotun ele geçirildiği, bu şekilde birlikte hareket ederek parada sahtecilik suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. 06.07.2018 günü sanık ...'in iki adet sigara karşılığında bir adet 100,00 TL'lik sahte banknotu müşteki ...'e verdiği, müştekinin parayı kontrol ettiğinde sahte olduğunu anladığı ve müracaatta bulunduğu, paraların sahte olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
3. 20.08.2018 günü sanık ...'in sigara karşılığında bir adet 100,00 TL'lik sahte banknotu müşteki ...'e verdiği ve para üstünü alarak ayrıldığı; müştekinin daha sonra paranın sahte olduğunu anladığı ifade etmiştir.
4. 11.09.2018 tarihinden yaklaşık bir hafta önce sanık ...'in çikolata karşılığında bir adet 50,00 TL'lik sahte banknotu müşteki ...'e verdiği ve para üstünü alarak ayrıldığı; müştekinin daha sonra paranın sahte olduğunu anladığı ifade etmiştir.
5. 11.09.2018 günü sanık ...'in sigara, kola ve sıvı yağ karşılığında bir adet 100,00 TL'lik sahte banknotu müşteki ...'e verdiği; müştekinin paranın sahte olduğunu anladığı ve müracaatta bulunduğunu ifade etmiştir.
6- 17.11.2018 günü sanık ...'in İstanbul İlinden temin ettiği sahte paraları Diyarbakır iline getireceğinin bilgisi alınması üzerine, otobüsten indikten sonra sanığın kolluk görevlilerince takibe alındığı, ticari taksiye bineceği sırada durdurulduğu, kolluk görevlilerince sırt çantasında poşet kontrol edildiğinde içerisinde 199 adet sahte 100,00 TL'lik sahte banknot ele geçirilmiştir.
7. Sanıkların ikrar içeren savunması mevcuttur.
8. ... Diyarbakır Şubesinin, 05.09.2018 tarihli ve 142 sayılı, 26.09.2018 tarihli ve 151-a sayılı, 29.11.2018 tarihli ve 204-10 sayılı, 17.12.2018 tarihli ve 218 ve 218-a sayılı inceleme ve değerlendirme raporlarına göre, suça konu sahte banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince, "Paraların sahte olduğuna dair ... raporları, paraların iğfal kabiliyetini haiz olduğuna dair mahkeme gözlemi, mağdurların beyanları, sanık ...'ın paraların kendisine ait olduğuna dair ikrarı, diğer sanık ... (...) her ne kadar savcılık ifadesinde, ikametinde ele geçirilen sahte paraların kendisine ait olmadığını, ...'a ait olduğunu beyan etmiş ise de kolluk ifadesinde, temin ettikleri sahte parayı kendisinin İstanbul ilinden getirdiğini ve eşi ...'a verdiğini, adreste yakalanan paraların sahte olduğunu ve bu İstanbul İlinden geldiğini bildiğini, bahse konu sahte paraları kendisinin İstanbul iline giderek Kahtalı İrfan lakaplı İrfan Yetiş isimli şahıstan 800 TL karşılığında yaklaşık 13.000 TL sahte para aldığını ve Elazığ iline geldiğini buradan da Diyarbakır iline geldiğini, getirdiği paraları... isimli şahsa verdiğine dair ve yine mahkemedeki savunmasında, sahte paraları kendisine...'ın verdiğini, Deniz ve kendisinin kendisinin geçimlerini sağlamak için sahte para işi ile uğraştıklarını, evde yakalanan sahte paraların...'e ait olduğuna dair beyan içerikleri, 06/07/2018 tarihli tutanak içeriği, 11/09/2018 tarihli tutanak içeriği, 17/12/2018 tarihli tutanak içeriği, 17/12/2018 tarihli ikamet arama tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak sanıklar ... ve ...'ın eylemlerinin parada sahtecilik suçunu oluşturduğu..." gerekçesi ile sanıkların mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi'nin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümde usule ve esasa aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
1. Dosya kapsamında yer alan, sanıkların ikrar içeren savunması, mağdur beyanları, kolluk tutanakları, ... raporları birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihinde birlikte kaldıkları evde sahte para muhafaza eden sanıklar hakkında Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlelerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 18.11.2019 tarihli ve 2019/73 Esas, 2019/86 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2024 tarihinde karar verildi.