B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2013 tarihli ve 2013/484 Esas, 2013/646 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2013 tarihli ve 2013/484 Esas, 2013/646 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 31.05.2017 tarihli ve 2017/5831 Esas, 2017/12804 Karar sayılı kararı ile "Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2018 tarihli ve 2017/225 Esas, 2018/636 Karar sayılı incelemeye konu kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.03.2019 tarihli ve 15-2019/18371 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Sanık ...'ın suç tarihinde ... plakalı aracı dava dışı ...isimli şahıstan kiraladığı, akabinde araçla kaza yaptığı, daha sonra katılan ...'na ulaşarak elinde kazalı bir araç olduğunu ve parası olmadığından tamir ettirememesi nedeniyle bu aracı takas etmek istediğini beyan ettiği, kendisini söz konusu aracın maliki olan ...olarak tanıttığı, yapılan anlaşma neticesinde katılanın ... plakalı aracı alarak ...'un...ilçesine götürdüğü, karşılığında da kendisinde bulunan ruhsat sahibi şikâyetçi ...'den haricen satın aldığı... plakalı aracı takas suretiyle sanığa verdiği, sanığın özellikle takas işlemini mesai sonuna veya mesainin bitmesine çok yakın bir zaman kala gerçekleştirerek takas işleminden sonra şikâyetçi ile notere gidip devir ettiği aracın gerçekte çalıntı olduğunun katılan tarafından öğrenilmesi imkanını ortadan kaldırdığı, dolayısıyla aracın çalıntı olduğunu olay tarihinde denetleyemediği, aracı katılanın ... ilinin...ilçesine getirmesi nedeniyle de mesai saatinde sonra noterin kapanmasından dolayı daha fazlaca bir araştırma yapamadan takas işleminden rücu etme iradesini de ortadan kaldırdığı, bu şekilde hileli davranışlarda bulunarak katılan ...'i hataya düşürdükten sonra katılan ...'na ait... plakalı aracı katılandan takas suretiyle alarak katılanın zararına haksız yarar sağladığı, çalıntı olduğu tespit edilen ... plaka sayılı araç ile ilgili olarak Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde Erzincan (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesine sanık ... aleyhine güveni kötüye kullanma suçundan 2012/707 esas sayılı davanın açıldığının ve sanığın bu suçtan mahkûmiyetine karar verildiği, bu kararın 11.07.2013 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu şekilde üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği sabit görüldüğünden sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Bozma sonrası sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, uzlaştırma işlemlerinin uygulandığı, sanığın, katılanın talep ettiği edimi 15.10.2017 tarihinde ödemeyi kabul ettiği ve bu şekilde uzlaşmanın sağlandığı, ancak katılanın 06.04.2018 tarihli dilekçesinden görüleceği üzere sanığın vadettiği ödemeyi yapmadığı anlaşılmıştır.
3. Katılan ve şikâyetçinin beyanları, sanık savunması, ilgili kolluklarca tutulan tutanaklar, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, uzlaştırma raporu ve diğer deliller dosya arasındadır.
4. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası gereğince “şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu” 14.07.2017 tarihinden uzlaşmanın sağlandığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 26.07.2017 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sanığın iddianame konusu eylemi gerçekleştirdiği hususundaki sübuta yönelik kabul gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerler uyumla olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2018 tarihli ve 2017/225 Esas, 2018/636 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.03.2024 tarihinde karar verildi.