Mahkûmiyet

5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi uyarınca O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Yukarıda adı belirtilen Yerel Mahkemenin 28.09.2010 tarihli kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca hükmolunan 5 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında; denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; zamanaşımı süresinin dolduğu, lehe hükümlerin uygulanmamasının hatalı olduğu, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.

Sanığın ve temyiz dışı sanıkların bir restaurantta yüksek sesle müzik dinleyip gürültü yapmaları üzerine olay yerine gelen polis memurlarının müziği kesmeleri konusunda uyarmaları üzerine sanık ve temyiz dışı sanıkların şikayetçi polis memurlarına hitaben "Üzerinizdeki elbiseye güvenmeyin, erkekseniz elbisenizi çıkarın da gelin, bunun bedelini ağır ödeyeceksiniz, hepinizle tek tek hesaplaşacağız." diyerek tehdit ettikleri, eylemlerinin şikayetçilerin beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.

A. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebi Yönünden
O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz dilekçesinin bir aylık yasal süresinde verilmediği anlaşılmakla, temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden
Sanığın savunması, şikayetçilerin beyanları, tutanak ve tüm dosya kapsamı karşısında; atılı suçu işlediği hususunda Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykılık bulunmayıp hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası gereğince cezanın ertelenemeyeceği ve seçenek yaptırıma da çevrilemeyeceği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile ikinci suçun işlendiği tarihte zamanaşımı durdurduğundan inceleme tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanık birden fazla kişiyle birlikte ve birden fazla görevliye karşı görevi yaptırmamak için direnmesine karşın 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 43 üncü maddeleri uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.

A. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebi Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.03.2024 tarihinde karar verildi.