Beraat, eşya müsaderesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; beraat kararının hukuka aykırı olmasına ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği sebebi ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre ihbar üzerine sanığın işlettiği iş yerine gidilerek, iş yerinde hazır bulunan sanığa ihbar içeriği söylendiğinde sanığın 190 paket kaçak sigarayı rızasıyla teslim ettiği anlaşılmıştır.

Sanık aşamalardaki savunmasında, sigaraları içmek için aldığını beyan ederek atılı suçu kabul etmemiştir.

1.Olay tutanağına göre, iş yerinden 190 paket kaçak sigara ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 271 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrası, hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeler içermektedir.

Adli aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Kanun'un 119 uncu maddesi aramanın, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır.

Dosya kapsamına göre; Sulh Ceza Mahkemesinden alınan arama kararı olmadığı gibi, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni bulunmadığı, usulüne uygun arama kararı alınmadan kolluk gücü tarafından yapılan aramanın usul ve Kanun'a aykırı olduğu, sanığın aşamalardaki savunmasında suçlamaları kabul etmediği, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetilerek beraat kararı verilmesi gerekirken, sanık hakkında farklı gerekçeyle beraat kararı verilmesinde netice itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bu husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından müsadereye ilişkin bendin çıkartılarak yerine "Davaya konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

05.03.2024 tarihinde karar verildi.