Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi istemli davanın yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu... Mahallesi yöresinde 1954 yılında yapılan arazi kadastrosu, 23/01/2003 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2014 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama (yenileme) kadastrosu bulunmaktadır.

2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi sınırları içerisinde 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince sınırlandırma ve yenileme çalışmaları yapıldığını, bu çalışmalar sonucunda dava konusu taşınmazın M18-B-09-D-1 paftasında 102 ada 7 (eski 144) numaralı parselin batı kısmında 244,245,246 ve 247 numaralı OS noktalarını birleştiren orman tahdit hattına bitişik, haritada yeşile boyalı alanının 23.07.2003 tarihinde kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiğini, kesinleşen orman sınırları içerisinde kalan tapuların hukuki geçerliliğini yitireceğini ve devlet ormanlarının zamanaşımı ve zilyetlik ile şahıslar adına tapuya tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek, Selçuk ilçesi İcadiye Mahalllesi, Çayır mevkii, 102 ada 7 (eski 144) parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline ve müdahalenin menine karar verilmesini istemiştir.

3. Davacı ... İdaresi vekili 18.04.2018 tarihli celsedeki beyanında; "Davamız dava konusu taşınmazın sınırlarının kadastro kanununun 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastrosuna itiraz niteliğinde değil, dava konusu taşınmazın orman tahdit alanı içerisinde kaldığına ilişkindir." şeklinde beyanda bulunmuştur.

1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki açıklamalardan dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine dayalı yenileme kadastrosuna itiraz mı yoksa doğrudan mülkiyet hakkının ileri sürüldüğü bir dava olup olmadığının anlaşılamadığını, bu nedenle husumet itirazı haklarını saklı tuttuklarını, bunun yanında taşınmazın tamamına ya da bir kısmına itiraz edilip edilmediğinin de belli olmadığını, davalının 102 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 10/32 hissesinin Hazine adına diğer 22/32 hissesinin diğer davalı ... Nohutçu adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın tapuda bahçe niteliğinde kayıtlı olduğunu ancak %10 meyille üzerinde zeytin ağaçları bulunduğunu, öncelikle davanın Hazine yönünden husumet nedeniyle reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 11.12.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu 102 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 2686,80 m2 yüzölçümündeki A ile gösterilen bölümünün 4785 sayılı Kanun kapsamına girmediği, 5658 sayılı Kanuna göre iadeye tabi ormanlarla ilgisinin bulunmadığı ve 3116,4785,5653,6831 ve 4999 sayılı Kanunlardaki orman tarifine girdiği için 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu, dava konusu 102 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 593,38 m2 yüzölçümündeki B ile gösterilen bölümünün 4785 sayılı Kanun kapsamına girmediği, 5658 sayılı Kanuna göre iadeye tabi ormanlarla ilgisinin bulunmadığı ve 3116,5653,6831 ve 4999 sayılı Kanunların orman tanımlarına girmemesi nedenlerinden ötürü 6831 sayılı Kanun'un 1 inci maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğunun bildirildiği, bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile; İzmir ili Selçuk ilçesi İcadiye Mahallesi Çayır mevkii 102 ada 7 nolu parselin 11.12.2018 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ile gösterilen 2686,80 m2'lik alanın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 11.12.2018 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokinin kararın eki sayılmasına, fazlaya dair istemin reddine, müdahalenin men'i talebinin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1. Davacı ... İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı adına kayıtlı taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen 2.686,80 m2 lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline ilişkin kararın hukuk ve yasaya uygun olduğunu, mahkemece, el atmanın önlenmesine ilişkin kararın eksik inceleme sonucunda verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu, tapu iptali ve tescil davalarında hüküm ile birlikte el atmanın önlenmesine da karar verilmesinin gerektiğini belirterek, kararın yalnızca müvekkili idare aleyhine olan yönleri itibariyle kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın eksik inceleme sonucu verildiğini, dava konusu edilen taşınmaz bölümünün orman sayılmasını gerektirecek yeterli araştırma yapılmadığını, mahallinde yapılacak keşifte, kesinleşen orman tahdit haritası ve tapulama paftasının zemine uygulanmak suretiyle, nizalı taşınmazın tahdit hattına göre, konumunun tereddüte neden olmayacak şekilde saptanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava tarihi itibariyle davalılar adına dava konusu taşınmaza ilişkin geçerli tapu kaydının bulunması ve davalıların dava konusu taşınmaz üzerindeki kullanımlarının mülkiyet hakkına dayanması nedeniyle müdahalenin önlenmesi talebi yönünden davanın reddine karar verilmesinde; ayrıca mahkemece yapılan keşfe katılan bilirkişi heyeti tarafından mahallinde yapılan ölçü ve kesinleşen orman tahdit haritası ile hava fotoğrafı, memleket haritası ve amenajman planı uygulaması sonucuna göre, dava konusu taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen 2.686,80 m2 lik kısmının, 23.01.2003 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığının tespit edilmiş olması karşısında; anılan bölüm yönünden dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle; davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekilinin yerinde olmayan istinaf itirazlarının, 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b/1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, kesinleşmiş orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

6100 Kanun'un 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 6831sayılı Kanun

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33. Maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi