Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2014/180 Esas, 2016/790 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık, bir nedene dayanmayan dilekçesi ile hüküm temyiz etmiştir.
1. Sanığın, ... sahte kimliği ile Durmuş Kemikli isimli kişinin kendisini darp ettiğini beyanla kolluk güçlerine şikayette bulunduğu iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık ikrar etmiş, Yaşay Ayva'nin abisi olduğunu, onun adına nüfus cüzdanı talep belgesi alarak bu belge ile sahte nüfus cüzdanını alıp kullandığını beyan etmiştir.
3. Sanık hakkında sahte nüfus cüzdan talep belgesi ile nüfus cüzdanı düzenletmek eyleminden ötürü ... 2013/368 Esas 2016/224 Karar sayılı dosyası ile yargılama yapılmış, mahkumiyet hükmü verilmiş ve bu kararın 24.01.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
4. 29.04.2013 tarihinde...Kriminal Polis Laboratuarı'nca tanzim edilen ekspertiz raporunda özetle; nüfus cüzdanının orijinal olduğu, belge üstünde tahrifat bulunmadığı, suça konu nüfus cüzdanının menşeinden araştırılarak, sahte belgelere istinaden düzenlenmiş olduğunun tespit edilmesi halinde, bu durum ortaya çıkana kadar muteber bir belge olarak kabul edilip işlem göreceğinden aldatma (iğfal) kabiliyetini haiz olduğu kanaatine varılmış olduğu bildirilmiştir.
5. ... Adli Emanet Memurluğu'nun 2013/216 sırasına kayıtlı ... isimli şahsa ait olduğu görülen F 13 sayı numaralı 122893 nolu nüfus cüzdanının incelenmesinde; söz konusu belgenin ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı olduğu, belge üzerinde yapılan incelemede ilk bakışta iğfal kabiliyetinin bulunduğu, yine UYAP'tan yapılan kontrolden cezaevi görüntüsüne göre nüfus cüzdanındaki resmin ...'nın değil iş bu dosyanın sanığı ...'nın resmi olduğu görülmüştür.
6. Sahte nüfus cüzdanı ... 3.Asliye Ceza Mahkemesi 2013/368 esas numaralı dosya üzerinden adli emanetin 2013/216 sırasına kaydedilmiştir.
7. Mahkeme sanığın daha evvelden çıkardığı sahte kimliği kullandığı kabulü ile mahkumiyetine karar vermiştir.
Sanığın sahte nüfus cüzdanını kullanarak kolluk güçlerine 29.12.2012 tarihinde şikayette bulunduğu olayda, dosya kapsamından ve Uyap sistemi kayıtlarından, sanığın 25.12.2012 tarihli sahte nüfus cüzdanı talep belgesi ile aynı tarihte ... adına sahte nüfus cüzdanı almış olması akabinde bu sahte nüfus cüzdanını 31.03.2013 tarihinde kolluk güçlerine rutin denetimde ibraz etmesi eylemlerinden ötürü ... 3.Asliye Ceza Mahkemesi 2013/368 Esas 2016/224 Karar sayılı dosyası ile yargılamasının yapılıp zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın 24.01.2017 tarihinde kesinleştiği, bu tarihler arasında kalacak şekilde sanığın 29.12.2012 tarihinde yine aynı kimliği dosyamıza konu eylemde de kullandığı anlaşılmakla, resmi belgede sahtecilik suçunun seçimlik hareketle işlenebilen bir suç olup belgenin kullanılmasıyla suçun temadi ettiği fakat aynı belgenin süregelen kullanımının hukuki kesinti oluşturmadığı müddetçe tek bir sahtecilik suçunu oluşturacağı, kesinleşen hükümdeki iddianame kapsamında olmayan süregelen kullanım eyleminin temel cezanın belirlenmesinde nazara alınması gerektiği, bu kapsamda cezaya hükmolunması gerektiği kanaatine ulaşılması durumunda tayin olunacak temel cezadan ... 3.Asliye Ceza Mahkemesi 2013/368 Esas 2016/224 Karar sayılı kararıyla kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi suretiyle uygulama yapılması gerektiği gözardı edilerek sanık hakkında hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2014/180 Esas, 2016/790 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.03.2024 tarihinde karar verildi.