Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; kaçak sigaraların ticari miktarda olmadığına, kaçak sigaraların satışa arz edilmediğine, suça sürüklenen çocuğun ticari amacının dolayısıyla suç kastının bulunmadığına, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyetini gerektirir nitelikte delil bulunmadığı halde mahkûmiyet kararı verildiğine, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun yolcu otobüsünde yolcu olarak bulunduğu esnada, otogarda bulunan kolluk görevlileri tarafından otobüsün açık olan bagaj kısmındaki suça sürüklenen çocuğa ait valizden şüphe edilmesi üzerine, suça sürüklenen çocuğun çağrıldığı ve gelerek sorulan soru üzerine valizde kaçak sigara olduğunu belirttiği, bunun üzerine önleme araması kararı ile yapılan aramada valizde 90 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk savunmalarında; ticari amacının bulunmadığını, kaçak sigaraları Polatlı ilçesinde tarlada çalışan akrabalarının içmesi için satın aldığını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuğun uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 90 karton kaçak sigara ele geçirilmiş olmasına göre savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmış olup suça sürüklenen çocuğun eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde; “Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun tatbiki yönünden aranan kanunî bir koşuldur. Kaçakçılık suçlarında kamu zararının eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükler toplamı olan tutar olduğu, bu tutarın suça sürüklenen çocuğa ihtar edildiği ve suça sürüklenen çocuğun ödeme yapamayacağını beyan ettiği ve mahkeme tarafından da suça sürüklenen çocuk hakkında zarar giderilmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça
sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 05.03.2024 tarihinde karar verildi.