Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, huzurunda usulüne uygun tefhim edilen hükme yönelik süresinde temyiz dilekçesi sunan sanık ...'a gerekçeli kararın usulünce tebliği yapılmadığı ve öğrenme üzerine sunduğu temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla, iki sanığın da temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.05.2017 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2.Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesince 17.01.2018 tarihinde sanıklar hakkında beraat kararı verilmiştir.

3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde 14.04.2021 tarihinde kurulan hükümle sanıklar hakkında kurulan beraat kararları kaldırılarak sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

Sanık ... müdafisinin temyizi, suçun sübutuna, delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına ve eksik incelemeye,
Sanık ... müdafiinin temyizi, suçun sübutuna, delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına, cezanın artırılması koşullarının olmadığına, eksik incelemeye ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Dava konusu olay; mağdur ...'nun bazı kişileri dolandırdığı iddiası üzerine bu kişilerin yönlendirmesiyle sanıklar ... ve ...'ın önce mağdurun arabasına el koymaları, sonrasında ısrarlı takiplerini devam ettirerek suç tarihinde mağduru zorla kaçırarak Sincan'da bir eve götürdükleri ve bir gece kadar zorla burada tuttukları mağduru darp ettikleri iddialarına ilişkindir.

1.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Mağdurun ilk derece aşamasındaki dosyada mevcut diğer delillerle doğrulanan beyanları, sanık savunmaları, doktor raporları, HTS kayıtları ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, sanığın mahkumiyetine dair kararda isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre hükümden sonra sanığın 12.02.2022 tarihinde vefat ettiğinin görülmesi karşısında; bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 14.04.2021 tarihli ve 2019/994 Esas, 2021/448 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz itirazları ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ESASTAN REDDİ İLE ONANMASINA,

B.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçenin (1) bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 14.04.2021 tarihli ve 2019/994 Esas, 2021/448 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2024 tarihinde karar verildi.