Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında cinsel taciz suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, eylem çocuğun cinsel istismarı suçu kabul edilerek, Gebze 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2014/405 Esas, 2015/178 Karar sayılı kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek çocuğun cinsel istismarı suçundan, lehe kanun değerlendirmesi ile 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi (Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanığın Temyiz İsteği
Verilen hükmün usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna, katılan mağdurenin soyut beyanlarına göre ve eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın, olay günü mağdurenin kahkülüne dokunup kenara doğru çekerek yanağından öptüğü, sonrasında mağdurenin dudağından öpmek istediği ancak mağdurenin sanığı ittirip bulundukları ortamdan ayrıldığı olayda, eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı ve mahkemece sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi sebebiyle nihai ceza miktarının değişmediği, bu nedenle kanun değişikliğinin lehe veya aleyhe sonuç doğurmayacağı gözetildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gebze 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2014/405 Esas, 2015/178 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.03.2024 tarihinde karar verildi.