Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil araçlarının müsaderesi ve iadesi

Sanık hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan zarar gören ve davaya katılmasına karar verilen ancak sonraki aşamada katılma talebi reddedilen ...'nın ve sanık müdafiin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz sebepleri; suç tarihine göre suçtan zarar gören kurum olduğundan davaya katılan olarak kabul edilmesi ve vekalet ücretine hükmedilmesi taleplerine ilişkindir.
Sanık müdafiin temyiz sebepleri; etkin pişmanlık ihtaratının usulüne uygun yapılmadığı, hükümde hafiflik, pek hafiflik değerlendirmesi yapılmadığı, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması taleplerine ilişkindir.

12.12.2012 tarihli olayda; önleme arama kararına istinaden otoban üzeri incirlik park alanında kolluk görevlilerince yapılan uygulamada ... plaka sayılı aracın durdurulmasıyla yapılan aramada kapalı kasa kamyonetin arka tarafında 19900 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

21.12.2012 tarihli olayda: kolluğun istihbari çalışma neticesinde ... plakalı araçtaki kaçak sigaraların Erciş'ten batı illerine sevk edileceği bilgisi üzerine uygulama noktasında sanığın sevk ve idaresindeki araca dur ihtarı yapıldığı, sanığın ihtara uymayarak durmamasıyla yapılan takipte virajı alamayarak kara saplanmasıyla yakalandığı, Cumhuriyet savcısından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararına istinaden suça konu araçta yapılan aramada 33.750 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Ayrı açılan kamu davalarının yargılama aşamasında birleştirildiği belirlenmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Sanık her iki olaya ilişkin savunmalarında; suça konu sigaraları satmak için aldığını ikrar etmiştir.

Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın ikrarı, ele geçirilen kaçak sigaraların ticari miktar ve mahiyette olması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ticari kasıtla söz konusu eşyayı bulundurduğu ve eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;

1. Sanığa soruşturma evresinde etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamış olması nedeniyle suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekmekte olup, mahkemece usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratı yapılamadan yazılı şekilde hüküm tesisi,

2. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.02.2019 tarihli ve 2015/12580 Esas, 2019/6395 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen mahkemenin 05.09.2019 tarihli mahkûmiyet hükmünün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği, dolayısıyla aleyhe temyiz olmadığı gözetilerek sanığın 5271 sayılı Kanunu'nun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek hakkında hükmolunan cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve birer ay ara ile 24 eşit taksitle 62.500 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi gerekirken, kazanılmış hak gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi,

3. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan zarar gören ve davaya katılması gereken ... vekilinin kanuna aykırı şekilde katılan sıfatının kaldırılmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin ve suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.