SAYISI: 2022/İHK-17595

SAYISI: K-2022/49985

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince dosyadan el çekilmesine dair karar verilmiştir.

Karara davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacıların itirazlarının kabulüne, esas hakkında yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların eş/babası olan destek Bissem Alnabhan'ın sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta (ZMSS) poliçesi ile sigortacısı olduğu aracın 01.11.2018 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacıların desteğinin hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından eksik evrakla başvurulduğundan usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacılar Suriye vatandaşı olduğundan teminat yatırmaları gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, desteğin çalışma izninin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, kask, dizlik gibi koruyucu ekipmanları takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt oluşmadığından faiz talebinin reddi gerektiğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin nisbi ücretin beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; teminat için süre verilmesi ve teminatın verilen sürede bloke edilmesi işleminin Komisyon nezdinde gerçekleştirilemeyeceği, mahkemelerin yetkisi dahilinde yapılması gereken işlemler olduğu gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine, dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonu'na iadesine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacılar vekili itiraz dilekçesinde; komisyon nezdinde teminatın yatırılması için hesap oluşturulduğunu, bu hesaba teminatın yatırılması yönünde ara karar verilerek teminatın yatırılması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların teminat eksikliğinin giderilmesi için süre verilmesi gerektiği, davacılar tarafından teminatın yatırıldığı, destek tazminatının hesabı için alınan 22.04.2022 tarihli bilirkişi hesap raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, teminat limiti gözetilerek pay oranlarına göre paylaşım yapıldığı, davacıların ıslah hakkını kullanmadığı gerekçesiyle, taleple bağlı kalarak davanın kabulüne, 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; temyiz kanun yolunun açık olduğunu, davacı tarafından eksik evrakla başvurulduğundan usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacıların ölenin anne ve babasına ait nüfus kaydını sunmadıklarını, kusur raporu alınması gerektiğini, pay hesabının hatalı yapıldığını, ölenin anne ve babasına da pay ayrılması gerektiğini, ölenin çalışma izninin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, kask, dizlik gibi koruyucu ekipmanları takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt oluşmadığından faiz talebinin reddi gerektiğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin nisbi ücretin beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davacıların eş/babası olan desteğin sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 01.11.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacıların desteğinin hayatını kaybetmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacıların eş ve babası olan desteğin sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı tarafından ZMSS ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında desteğin hayatını kaybettiği, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacıların destek tazminatının hesaplanması amacıyla hesap raporu alındığı, raporda davacı eş ve çocuklar yönünden hesaplama yapıldığı, ancak davalı tarafından dosyaya sunulan veraset ilamına göre, desteğin yasal mirasçısı olarak dava dışı anne ve babasının kaldığı, başka sağ ve yasal mirasçısının bulunmadığının belirlendiği anlaşılmaktadır.

Şu halde, uyuşmazlığın mahiyeti, toplanan delillerin durumu, davalının pay oranlarına yönelik itirazları, dava dışı anne ve babanın vekili tarafından davalıya sunulan ihbar dilekçesi, davalı tarafından sunulan veraset ilamı, destek paylarına yönelik iddianın ispat külfetinin davacılar üzerinde olması gibi hususlar dikkate alındığında, tüm delillerin adil yargılanma hakkına uygun şekilde toplanmasından sonra davalının zarardan sorumlu olup olmadığının ve pay oranlarının isabetli şekilde belirlenebilmesi için yargılamanın genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilmesi gerekmekle, İtiraz Hakem Heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine dair karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.

2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine

28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.