Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/226 Esas, 2021/274 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;
Dosya kapsamına göre, sanığın 14.10.2020 ve 06.11.2020 tarihli eylemleri sabit olduğundan hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 2.Kuvvetli somut delil olmadığına, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 4. Üst aramasının hukuka aykırı olduğuna 5.Takdiri indirim uygulanması gerektiğine ilişkindir.

İlk derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince sanığın 06.11.2020 (5. eylem) tarihli eyleminin sabit görüldüğü, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından ise sanığın 14.10.2020 (3.eylem) tarihli eyleminin de sabit olduğu ve hakkında buna göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle sanık aleyhine temyiz talebinde bulunulduğu, sanığa isnat olunan diğer eylemler yönünden temyiz talebi olmadığı anlaşılmakla, 02.10.2020 ve 10.10.2020 tarihli eylemler inceleme dışı tutulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, 06.11.2020 tarihli olaya ilişkin suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ve tartışıldığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Fiziki takip ile olay tutanakları, iletişim tespit tutanakları, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen Esra'nın beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; 14.10.2020 tarihli eylemi de sabit olan sanık hakkında, belirlenen ceza üzerinden zincirleme suç hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeyerek, eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmeyip, Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.