SAYISI: İHK/2022-24466
SAYISI: K-2022/43724
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
Karara davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacıların itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların mirasbırakanı... adına davalı şirket tarafından "Uzun Süreli Kredi Grup Hayat Sigorta Poliçesi" düzenlendiğini, mirasbırakanın 07.08.2021 tarihinde vefat ettiğini, davacılar tarafından davalıya yapılan müracaatın reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla poliçede yer alan vefat teminatı olan 137.126,00 TL'nin ölüm tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı mirasçılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların hayat sigortası kapsamında tazminat talep edebilmeleri için öncelikle dava dışı dain-i mürtehin olan rehin alacaklısı QNB Finansbank'ın muvafakatinin gerektiğini, muvafakat beyanı olmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, müteveffanın başvuru formundaki tüm sağlık beyanı sorularına "hayır" cevabını vererek beyan yükümlülüğüne uymadığını, bu nedenle davacıların talebinin teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hayat sigorta poliçesinde dain-i mürtehin konumunda olan bankaya yazı yazıldığı, ancak herhangi bir onay cevabı alınamadığı, davacılara sigorta tazminatının ödenmesine yönelik rehin alacaklasından açıkça ve kayıtsız şartsız şekilde muvafakat sağlanamadığından davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle başvurunun aktif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacılar vekili itiraz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, muvafakat yazısının hakem heyetine gönderildiğini, kredi borcunun üstünde kalan sigorta bedeli için alacaklının onayına ihtiyaç duyulmadığını, dosyanın esasının incelenmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar tarafından dosyaya sunulan 02.03.2022 tarihli yazıda, dain-i mürtehin hakkı sahibi bankanın, ...'in mirasçıları ... tarafından huzurda açılan davaya dain-i mürtehin olarak muvafakatleri olduğunun belirtildiği, yazı ekine imza sirküleri konulduğu, banka tarafından sunulan 07.03.2022 tarihli yazıda ise, “Huzurda açılan davaya dain-i mürtehin olarak muvafakatimizin olduğunu, haklarımızın devam ettiğini, konut kredisinin devam ettiğini ve iş bu yazı tarihi olan 07.03.2022 tarihi itibariyle kapama bakiyesi 124,170.22 TL olup...'in vefatından sonra konut kredisinin ödemeye devam edildiği ve toplamda 21,736 TL konut kredisi ödeme yapıldığını saygı ile bilgilerinize arz ederiz. İş bu yazımızda belirtilen borç tutarı sadece yazımız tarihi olan 07.03.2022 tarihi itibariyle geçerli olup, ödeme tarihinin değişmesi durumunda kapama bakiyesi değişeceğinden güncel tutar ile ilgili bankamızdan teyit alınması rica olunur.” şeklinde açıklamaya yer verildiği, dosyaya dain-i mürtehin banka tarafından sunulan yazıdan anlaşıldığı üzere, dava açılmasına muvafakat olduğu beyan edilmişse de sigorta tazminatının başvurana ödenmesine kayıtsız şartsız muvafakat edildiğinin beyan edilmediği, aksine borcun devam ettiğinin beyan edildiği, bu haliyle sunulan belgenin kayıtsız şartsız muvafakat olarak değerlendirilemeyeceği gözetildiğinde Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen usulden red kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, dava dışı bankanın muvafakat beyanının geçerli kabul edilmesi gerektiğini, kredi borcunun üstünde kalan sigorta bedeli için alacaklının onayına ihtiyaç duyulmadığını, dosyanın esasının incelenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
davalı tarafından hayat sigorta poliçesi ile teminat altına alınan sigortalının hayatını kaybetmesi nedeni ile, sigortalının mirasçılarının poliçede yer alan vefat teminatı istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1435,1436,1437 ve 1439 uncu maddeleri, Hayat Sigortası Genel Şartları.
1. Dava, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, dava dışı rehin alacaklısı olan bankanın dosya arasında yer alan muvafakata ilişkin beyanlarının şartlı olup olmadığı, kayıtsız ve şartsız şekilde açık muvafakat beyanı olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği bakımından banka ile yapılacak yazışmaların daha sağlıklı olması gerektiği, uyuşmazlığın mahiyeti, toplanan delillerin durumu gibi hususlar dikkate alındığında, tüm delillerin adil yargılanma hakkına uygun şekilde toplanmasından sonra davalının poliçede yer alan vefat teminatından sorumlu olup olmadığının isabetli şekilde belirlenebilmesi için yargılamanın genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilmesi gerekmekle, İtiraz Hakem Heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine dair karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde Başkan ... ve üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiş, karara davalı vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacıların itirazlarının reddine karar verilmiş olup bu karara karşı davacılar tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Davacıların miras bırakana... adına davalı şirket tarafından uzun süreli kredi grup hayat sigorta poliçesi düzenlenmiş, murisin 07.08.2021 tarihinde vefat etmesiyle davacılar tarafından davalıya sigorta şirketine tazminat ödenmesi için müracaatta bulunulmuş ve bu müraacat reddedildiği için Sigorta Tahkim Komisyonu nezdindeki hakem heyetine iş bu başvuru yapılmıştır.
Somut olayda davacının murisi ile davalı arasında uzun süreli kredi grup hayat sigorta poliçesi düzenlenmiş ve murisin ölümüyle riziko gerçekleştiği için oluşan cismani zararın tazmini hususunda genel mahkemelerde dava açabileceği gibi 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesine göre Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde oluşturulan hakem heyetine başvuruda bulunulabilir. Olayımızda Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 f maddesindeki istisnai durumda söz konusu değildir. Davacının adil yargılanma hakkı kapsamında bulunan hakeme başvurma hakkını ortadan kaldıracak şekilde hakem heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.