SAYISI: 2022/İHK-28974
SAYISI: K-2022/78777
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.10.2020 tarihinde müvekkilinin sürücüsü olduğu araç ile davalıya sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını, fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile adli rapor ücreti için 9.523,20 TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığından davanın reddinin gerektiğini, zamanaşımı itirazları olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında müvekkilinin sorumluluğu bulunduğunu, davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, maluliyet oranının kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağına göre kabul edildiği, davacının sunduğu maluliyet raporunda, davacının maluliyet oranının %8 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.523,20 TL tazminatın 13.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz başvurusunda bulunulmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hesaplamanın doğru yapılmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemi ile hesaplama yapılması ve vekalet ücretinin hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5'i olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürerek itiraz yoluna başvurmuştur.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tespit tutanağında kusur durumunun belirlediği, dosya içerisinde yer alan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve kaza tarihindeki yürürlükteki yönetmeliğe uygun düzenlendiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılmasının doğru olduğu, vekalet ücretinin maktu verilmesinin uygun olduğu gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile benzer sebepleri tekrar ederek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile adli rapor ücreti talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve karara esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmeliğe göre düzenlenmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. HMK'nın 266. ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda hakem heyetince; dosya içerisinde yer alan kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu ve davacı sürücünün kusurunun olmadığı tespiti yer almakta olup hakem heyetince dosyada kusur raporu alınmadan, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusur oranına göre hesaplama yaptırılmıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda hakem heyetince, alanında uzman bilirkişiden kusur dağılımına ilişkin, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alındıktan sonra çıkan sonucuna göre maddi tazminat miktarı takdiri gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
3. Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih (25.10.2020) itibariyle 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu yönetmeliğin 2 nolu ek cetveli olan engel oranları alan klavuzunun "kas iskelet sistemi" başlığı altında yer alan "omurgaya ait sorunlarda engellilik" maddesinde, engellilik belirlemesinin kriterleri düzenlenmiştir. Omurga sorunlarında engellilik belirlemesi için 2 model (yaralanma modeli veya tanı ilişkili değerlendirme ile eklem hareket genişliği modeli veya fonksiyonel model) öngörülmüş ve her iki modele göre yapılacak belirlemede de "engelin kalıcı ve stabil olması, son 12 ayda değişiklik olmaması" ve "patolojinin kalıcı ve stabil olması, yetersizliğin en az 1 yıldır devam ediyor olması" ölçütleri getirilmiştir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından (kaza tarihinden yaklaşık 11 ay sonra) düzenlenen 17.09.2021 tarihli tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %8 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, davacının kazadaki lomber omurga sol transvers fraktürü(kas iskelet sistemi-Omurgaya ait sorunlar) nedeniyle oluşan omurga hasarı için yönetmelikteki 12 aylık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile açıklanan nedenlerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.