İstinaf başvurusunun kabulüne/davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosu davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Uygulama Kadastrosu sırasında İzmir ili ... ilçesi ... (...) Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davalı adına kayıtlı bulunan eski 9462 parsel sayılı 1.455,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 234 ada 2 parsel numarasıyla ve 1.444,69 metrekare yüzölçümlü olarak; aynı il ve ilçe ... (...) Mahallesi çalışma alanında bulunan ve davacı adına tapuda kayıtlı bulunan eski 10417 parsel sayılı 101.709,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 294 ada 1 parsel numarasıyla ve 99.646,98 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde, uygulama kadastrosu sırasında davacıya ait 294 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve sınırının yanlış belirlendiğini, eksikliğin ve yanlışlığın davalıya ait 234 ada 2 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını belirterek davalıya ait taşınmazın 173,00 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptal edilerek 294 ada 1 parsel sayılı taşınmaza eklenerek tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, 234 ada 2 parsel, 294 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili uygulama tespit tutanaklarının iptaline, 27.03.2020 havale tarihli bilirkişi raporu ekli krokisinde 234 ada 2 parsel sayılı taşınmaz içerisinde sınırlandırılıp sarı renkte (A) harfi ile gösterilen 106,63 metrekarelik kısmın bu parselden çıkartılarak 294 ada 1 nolu parsele eklenmesine, bu şekilde tapuya tesciline ve 27.03.2020 havale tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hükmün, davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "keşfe katılan teknik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen denetime ve infaza elverişli, bilimsel ve teknik veriler içeren, 1988 yılı imar uygulamasına tabi tutulmayıp, 1954 yılı tesis kadastrosu ve sonrasında yapılan değişiklik işlemleri ile oluşturulduğu anlaşılan davacıya ait parsel yönünden 1954 yılı tesis kadastrosu ölçü değerleri ve tesis paftası durumunun esas alınması ile düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak kadastro hakiminin doğru sicil oluşturma görevi kapsamında, infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde dava konusu taşınmazların sonuç yüzölçümlerinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 36/A maddesi uyarınca davacının kamu kurumu olması dikkate alınarak davalı aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, davalı aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve davanın kısmen reddi nedeniyle, davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi hususu doğru görülmemiş ise de eksikliği tespit edilen hususların yeniden yargılama yapılmadan giderilmesinin mümkün olduğu" gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 234 ada 2 ve 294 ada 1 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastrosu tespitlerinin iptali ile 27.03.2020 havale tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokisinde 234 ada 2 parsel sayılı taşınmaz içerisinde sınırlandırılıp sarı renkle (A) harfi ile gösterilen 106,63 metrekarelik kısmın bu parselden çıkartılarak 294 ada 1 parsele eklenmesine, 234 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1.338,06 metrekare yüzölçümü ile 294 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 99.753,61 metrekare yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline, bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiş; karar, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, bilahare davalı asil temyizden feragat ettiğini ıslak imzalı dilekçesiyle bildirmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarda açıklanan sebeplerle;

Temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.