İNCELENEN KARARIN;

İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Ankara 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2019 tarih ve 2018/1107 Esas 2019/472 sayılı Kararı ile sanık hakkında;

1. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Nitelik dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

3. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 19.03.2021 gün ve 2019/1510 Esas 2021/503 sayılı Kararı ile;
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin nitelikli dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin istinaf başvurusu ile katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; katılan ... vekilinin nitelikli dolandırıcılık, resmi belgedesahtecilik suçuna ilişkin, katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin, sanık müdafiinin ise silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin istinaf başvurularının ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.12.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz istemleri özetle;
*Mahkumiyet hükmünün 230 uncu maddeye uygun gerekçeyi içermediğine,
*Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin yok sayıldığına,
*Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
*Yetersiz delille mahkumiyet hükmü kurulduğuna,
*Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda:
Mevcut delil durumu itibarı ile iptal edilen 2010 yılı KPSS'de soruların örgüt tarafından önceden verildiği hususunda güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporu dışında atılı suçun sübutuna yönelik kesin ve yeterli delil ikame olunamayan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması amacıyla UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden sanıkla ilgili beyan bulunup bulunmadığı sorgulanıp, bulunması halinde onaylı suretlerinin getirtilip, temyiz aşamasında gelen tanık R.A. nın ifade tutanakları ile birlikte CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunması, adı geçen şahsın tanık sıfatıyla usulüne uygun olarak dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belge ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 19.03.2021 gün ve 2019/1510 Esas 2021/503 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.05.2024 tarihinde karar verildi.