İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2018 tarihli ve 2017/492 Esas, 2018/716 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.11.2020 tarihli ve 2018/2842 Esas, 2020/1916 sayılı kararı ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak sanığın; silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü ve 220 nci maddesinin yedinci fıkraları delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.11.2020 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, delillerin yetersiz olduğu, delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına, temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir.

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; tanık beyanına göre sanığın terör örgütü PKK'nın amacı doğrultusunda terör örgütü mensuplarına kullanımları için muhtelif tarihlerde yaşamsal malzeme ile sağlık malzemesi temin ettiği, terör örgütü mensuplarının bir yerden başka bir yere taşınmasına yardımcı olduğu, örgütün faal olduğu kırsala giderek örgüt mensuplarından aldığı pusulayı tanık olarak dinlenen M. Ç. ye teslim ettiği, örgüt üyeleri adına milislik yaptığı, sanığın yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arz eden eylemlerinin yardım boyutunu aşarak "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunun unsurlarını oluşturduğu, ilk derece mahkemesinin de bu yöndeki kabul ve kararında herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, bu haliyle mevcut deliller kapsamında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekir iken sanığın değişen suç vasfına göre "örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan cezalandırılmasının usul ve esasa aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:

1.Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısı ve herkesi inandıracak şekilde olması, Yargıtayın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilere mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların; iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı konusundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekirken; mahkemenin anılan ilkelere aykırı davranılarak sanığın hangi eylemi ile "silahlı terör örgütüne yardım etme" suçunu işlediği hususları yargılamanın tarafları yanında herkesi tatmin edecek, denetime imkan verecek şekilde kararda tartışılıp hükme yansıtılması yerine, soyut şekilde atılı suçu işlediğinden bahisle hüküm tesisi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1, T.C. Anayasası'nın 141/2, CMK'nın 34/1 ve 230/1-c maddelerine de aykırılık oluşturacak biçimde yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

2. Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesince toplanan delilleri takdir ederek sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğu değerlendirmesiyle dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm yönünden düzeltilerek onama kararı vermesinin 5271 sayılı Kanun'un 280,303/1-a, 193/2,216 ve 217 nci maddelerine aykırılık teşkil etmesi,

Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.11.2020 tarihli ve 2018/2842 Esas, 2020/1916 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.05.2024 tarihinde karar verildi.