1- İlk derece mahkemesince sözleşmenin uyarlanması talebi ile açılan asıl dava davacı davayı takip etmeyeceğini söylemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına, idare tarafından feshedilen sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespiti talepli olarak açılan birleşen davada ise idarenin sözleşmeyi feshetmekte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

2-İlk derece Mahkemesinin bu kararına karşı davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi 2016/4334 E. ve 2018/531 K. sayılı ilamıyla; birleşen davayı açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığı, davanın reddedilmesi gerektiği ve davalı harçtan muaf olmasına rağmen sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, bunun tavzih yolu ile düzeltilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle, söz konusu kararın kesin olarak bozulmasına karar verilmiştir.

3- İlk Derece Mahkemesinin bozma üzerine verdiği karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Kamu düzenine aykırılık halleri ile kesin bozma doğrultusunda ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyizindeki sebepler yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 28.05.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.