... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanık ...'in cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığı halde sanığın eksik araştırma ile cezalandırılmasına karar verildiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.

A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın eyleminin suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Tarım ve Orman Bakanlığı olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı, mahkemece kamu davasına katılmasına karar verilmiş olmasının da hükmü temyize hak vermeyeceği anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
06.09.2012 tarihinde kolluk görevlilerince Erzurum ili, Aşkale ilçesinde önleme araması kararı ile yapılan yol kontrolünde, sanıklardan ...'in sevk ve idaresindeki diğer sanık ...'ın yetkilisi olduğu ... firması adına kayıtlı ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı üzerinde aynı firmaya ait ... plakalı yarı römorka ait orijinal plakanın takılı olduğu ...'ın yetkilisi olduğu ... firmasına ait, gerçekte ... plakalı olan yarı römorkun durdurulduğu, römorkun üzerinde Gümrük İdaresine ait görünen ''...'' ibareli mührün bulunduğu, emniyet görevlileri ve gümrük memurlarınca yapılan inceleme neticesinde mührün açılarak önleyici arama kararı ile yapılan aramada beyaz çuvallar içerisinde 10.800 karton kaçak sigara, ... plakalı çekici ve ona bağlı ... plakalı yarı römorka ait üzerinde 12.08.2012 tarihli mühürler bulunan İstanbul ilinden Türkmenistan ülkesine gönderilen mala ait tır karneleri, hamule senedi suretleri ve çeşitli faturaların ele geçirildiği ve bu olayla ilgili olarak sanık ... hakkında 01.03.2013 tarihli iddianame ile kamu davası açılmıştır.

Sanık ...'in müdafii bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde; sevk ve idaresindeki araç ile Iğdır ilinden İstanbul iline yola çıktığını, Iğdır ili Doğubayazıt ilçesi arasında İran İslam Cumhuriyeti uyruklu ... adlı bir şahsın karını birlikte paylaşmak üzere araca kaçak sigara yüklediğini, akabinde ... adlı şahsın yanında getirmiş olduğu daha evvel kullanılarak atılmış mührü dorseye yapıştırıp bağladığını, kaçak sigaraları İstanbul iline götürmek üzere yola çıktığını, yakalandığında ise, görevlilere daha evvel Türkmenistan ülkesine götürdüğü mala ait tır karnesini ibraz ederek tırın mühürlü olduğunu beyan ettiği, talimatla alınan savunmasında ise kolluk ifadesini kabul etmediğini beyan ederek sunduğu yazılı savunmasında; geçimini şoförlük yaparak sağlamakta olduğunu, kullandığı aracı mühürlü olarak Iğdır il merkezinde bulunan ... firmasına ait garajdan ...'ın kendisini araması üzerine aldığını, kendisinin araçta yurtdışından gelip İstanbul iline götürülmesi gereken transit bir mal bulunduğunu düşündüğünü, araçta kaçak sigara olduğunu bilmediğini, yakalanması sonrası ...'ın kendisini arayarak tehdit etmesi üzerine kolluk ifadesinde suçu üstlenmek zorunda kaldığını belirtmiştir.

Bunun üzerine mahkemece ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma sonucunda ... hakkında 07.01.2014 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, açılan kamu davalarının yargılama sırasında birleştirildiği anlaşılmıştır.

Sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarında; şoförlerinden biri olan sanık ...'in kendisinin bilgisi dışında araca kaçak sigara yüklemiş olduğunu, olayı öğrendikten sonra ...'i işten
çıkarması, nedeniyle ...'in kendisi hakkında asılsız suçlamada bulunduğunu belirtmiştir.

Sanık ...'in ticari miktardaki kaçak sigaraları naklederken suçüstü yakalanması ve savunma içeriğinin hakkında beraat kararı verilen sanık ... tarafından doğrulanmaması karşısında, sanık ...'in eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Dava konusu eşyanın fahiş değerde olması ve sanığın etkin pişmanlık miktarını ödememesi karşısında; sanık hakkında sonradan yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilecek cezada indirim yapılmadığı, buna göre de suç tarihinde yürürlükte bulunan 4733 sayılı Kanun lehe olduğu halde, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve aleyhe olan 6545 ve 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun uyarınca hüküm kurulması,

2.14.05.2013 tarihli hükmün, sanık ve sanığın aleyhine olarak o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edildiği cihetle; sanığın 14.05.2013 tarihli hükümden cezada kazanılmış hakkı bulunmadığı halde, kazanılmış hakkının bulunduğunun kabulü, hukuka aykırı bulunmuştur.

1. Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.