HÜKÜMLÜ: Nuri Kuşçu
Mahkûmiyet
Ezine 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 50 inci madddesinin birinci fıkrası (a) bendi uyarınca 6.000,00 Tl adli para cezası ve 25 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, istinaf edilmeksizin 12.07.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.06.2022 tarihli ve 2021/28974 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/88918 Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/88918 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“ Ezine 1. Asliye Ceza Mahkemesince, sanığın 6136 sayılı Kanun'un 13 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri gereğince 10 ay ve 25 gün adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra, 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı sayılı Kanun'un 50/1-a maddesi kapsamında 300 gün adli para cezasına çevrilip, günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden 6.000,00 Türk Lirası adli para cezası belirlenmesine karşın, 25 gün adli para cezası hakkında paraya çevirme işlemi yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Ezine 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hapis cezasının yanında tayin edilen 25 gün adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca bir gün karşılığı takdir edilen miktar ile çarpılması gerektiği gözetilmeksizin gün adli para cezası olarak bırakılması,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Ezine 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hükmün (2) numaralı bendinin beşinci parağrafından sonra gelmek üzere “ sanık hakkında hükmedilen (25) gün adli para cezası 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası maddesi uyarınca sanığın sosyal durumu göz önüne alınarak günlüğü takdiren 20,00 TL’den paraya çevrilerek 500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına," ibaresinin yazılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.