TCK'nın 89/4,62,50/1-a, 52-2/4,53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hükmedilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında, adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 455 gün yerine 450 gün hesaplanması sonucu 9.100 TL adli para cezası yerine 9.000 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre, olay günü gündüz vakti meskun mahal dışı iki şeritli iki yönlü asfalt yolda sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında, kaza mahalli viraja geldiğinde virajı geniş alması nedeniyle karşı istikamete ait şeride tecavüz etmesi neticesinde, karşı şeritten gelen otomobilde bulunan 5 katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda, sanığın asli kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyet kararı verilmesi bakımından mahkemenin takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın beraat kararı verilmesi gerektiğine, ceza miktarına ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazı yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün dört numaralı bendinde yer alan "50/1-a" ibaresinden önce gelmek üzere "50/4. maddesi delaletiyle" ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.