İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi:
Hükümlerden önce mağdureyle ilgili 5395 sayılı Kanun gereğince koruma kararı verildiği ve Bakanlık vekili tarafından sunulan temyiz istemli dilekçede katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi gereğince Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan ... vekilinin ise katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Sanık müdafisinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Mahkemece yüzüne karşı verilen hükümleri sanık müdafisinin CMUK'nın 310/1. maddesinde düzenlenip tefhimden işlemeye başlayan bir haftalık kanuni süresinden sonra sunduğu 24.07.2013 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin incelemensine gelince;
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre mahkemece kabul ve takdir kılınmış beraat hükümleri usul ve kanuna uygun bulunduğundan, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 03.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.