Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1-Davacı temyizi bakımından;
6100 sayılı HMK'nun 321.maddesine göre hüküm aynı yasanın 297 ve 298.maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde tefhim edilmediğinden davacı açısından temyiz süresinin gerekçeli kararın tebliği ile başladığının kabulü ile, davacı vekiline gerekçeli karar 13.08.2013 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı vekili adli tatile tabi olmayan bu davada 8 günlük sürenin son günü 21.08.2013 tarihinin geçmesinden sonra 28.08.2013 tarihinde süresinden sonra kararı temyiz etmiş, davalı vekilinin süre tutum temyiz dilekçesinin 13.08.2013 tarihinde tebliğinden itibaren 10 günlük yasal süre geçtikten sonra 28.08.2013 tarihinde katılma yolu ile temyiz etmiş ise de, temyiz dilekçesi gerek 8 günlük temyiz süresi gerekse 10 günlük cevaba karşı cevapta temyiz süresi geçirildikten sonra verildiğinden temyiz harcıda yatırılmadığından davacının temyiz dilekçesinin süre aşımından reddine karar verilmelidir.

2-Davalı temyizi bakımından;
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının temyiz itirazlarının reddine,

Temyiz olunan karara yönelik davacının katılma yolu ile temyiz dilekçesinin süre aşımından reddine, davalı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 06/05/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.