İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2.Gaziantep 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 3 yıl hapis, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Gaziantap Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 19.02.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan istinaf başvurusunun esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiştir.

A. Sanığın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine, mağdureyi kolundan çekmediğine ilişkindir.

B. Katılan kurum vekili ve katılan ... vekilinin temyiz isteği, atılı suçun unsurlarının oluştuğuna ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay; bakkaldan dönen mağdurenin yanına sanığın geldiği, kolundan tutup "Aşkım, tatlım gel. Sana şeker vereceğim." dediği, mağdurenin istemediğini belirtmesine karşın sanığın sıkı bir şekilde kolundan tuttuğu, mağdurenin ise kolunu çekip kaçtığı iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında suçun sübutunun kabulü ile sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 3 yıl hapis cezası kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan istinaf başvurusunun esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak cinsel istismar eyleminin işlenmesi sırasında ve eylemle sınırlı süreyle alıkonulma sözkonusu olduğundan sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

A. Katılan ... vekilinin temyizi yönünden;
Katılan vekilinin yokluğunda verilip 02.03.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 21.04.2020 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanığın hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında, Gaziantep 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2017 tarihli kararı ile sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5 yıl hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair
bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabii olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşılmıştır.

C. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden;
1.Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 15'inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi ve aynı kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrası (a) bendinde yer alan düzenlemeler karşısında; ilk derece mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde bölge adliye mahkemesince duruşma açılmaksızın ''hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceğinden tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

2.Mağdurenin aşamalardaki beyanları, 08.7.2015 tarihli tutanak, tanık ifadeleri ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mağdurenin kolundan tutup "Aşkım, tatlım gel. Sana şeker vereceğim." dediği, mağdurenin kolunu çekip uzaklaştığı olayda cinsel istismar işlenmesi sırasında ve eylemle sınırlı süreyle mağdurenin iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı gibi olayda mağdurun hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadığı hürriyeti tahdit suçuna yönelik hareketlerin hazırlık hareketi kapsamında kaldığı bu hali ile hürriyeti tahdit suçunun unsurlarının oluşmadığı nazara alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın cinsel istismar dışında mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilerek kararda hukuka aykırılık görülmüştür.

3.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

1. Katılan ... vekilinin temyizi yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'nin 19.02.2020 tarihli ve 2018/975 Esas, 2020/428 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanığın hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;

Gerekçe bölümünün (B) bendinde de belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden;

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 19.02.2020 tarihli ve 2018/975 Esas, 2020/428 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 7.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.