Sanıklar hakkında 3713 sayılı Kanunun 3/1. maddesi yollamasıyla, TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1 maddeleri ile TCK'nın 62,53/1-2-3,58/6-7-8-9,63 ve 5275 sayılı Kanunun 108/4-5 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının ayrı ayrı düzeltilerek esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.12.2014 tarih ve 2014/6-703 Esas 2014/550 sayılı Kararında açıklandığı üzere; Yargıtayın tereddütsüz uygulamalarına göre hüküm bozulmakla hem Bölge adliye mahkemesince hem de ilk derece mahkemesince verilmiş olan hükümler tamamen ortadan kalkacağından, Kapatılan 16. Ceza Dairesinin 22.02.2021 tarih 2019/1983 Esas, 2021/1430 sayılı bozma Kararına uyulması üzerine CMK'nın 230 ve 232 nci maddeleri uyarınca aynı Kanunun 223 üncü maddesine göre verilen hükmün ne olduğunun hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilip kesinleştiği takdirde başka bir kararın varlığını gerektirmeyecek ve infaza esas alınabilecek nitelikte yeni bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık ...'ın tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni, kaçacağına dair somut olguların bulunması ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun her ne kadar 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi gereğince dava dosyasının kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi gerekmekte ise de, hukuka aykırılığın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi heyetinin verdiği karardan kaynaklanması ve bu hukuka aykırılığın giderilmesinin ancak anılan Daire tarafından yeniden verilecek bir kararla mümkün bulunmasına nazaran, bozma ilamının içeriği gözetilerek anılan Kanunun 304/2-b maddesi gereğince dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.