Taraflar arasındaki orman kadastrosuna (2/B) itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

... Mahallesinde 1944 yılında 3116 ... Orman Kanunu (3116 ... Kanun) uyarınca orman tahdit çalışması yapılarak dava konusu 108 ada 32 parsel Devlet ormanı olarak tespit edilmiş, aynı yıl kesinleşmiştir. 2019 yılında 6831 ... Orman Kanunu (6831 ... Kanun) uyarınca ilk orman tahdidinin aplikasyonu ve 2/B uygulaması ile sınırlandırma dışı bırakılan yerlerin orman kadastrosu ve 2/B çalışması yapılmıştır. Davacının itirazı sonucu yapılan çalışma kesinleşmemiştir.

Dava konusu 108 ada 32 parsel ... taşınmaz, 3402 ... Kadastro Kanunu (3402 ... Kanun) uyarınca yapılan tapulama çalışması sonucu, 12.253,21 m2 yüzölçümü ve tarla vasfı ile senetsizden, 13.10.1993 tarihinde kesinleşmekle, davacı adına tescil edilmiştir.

Davacı, 2/B vasfıyla Hazine adına tescili yapılarak ilan edilen dava konusu taşınmazların 2/B çalışmasına itiraz ile kadastro tespitinin iptali ve davacı adına tescilini talep etmiştir. Davacı dava konusu taşınmazların orman ya da 2/B arazisi olmadığını, evveliyatından beri zilyetliklerinde olduğunu iddia etmiştir.

Dava, orman kadastrosuna (2/B) itiraz davasıdır.

17.06.2020 tarihinde İlk Derece Mahkemesi, dava konusu 108 ada 32 parsel ... taşınmazın 1944 yılı kesinleşmiş orman tahdit çalışmasında orman sınırı içinde olduğu, 2019 yılında 2/B uygulaması sonucu orman dışına çıkarıldığı, davacının 2/B uygulamasına dair tespit ve çalışmaya itirazda hukuki yararı olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir.

İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi davacının sıfatı ve talebini dikkate alarak hükmün yerinde olduğu kanaatiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

Davacı, dava konusu yerin kendileri tarafından satın alındığı, yüz yıldan fazla zilyetliklerinin olduğu, tarla vasfıyla kullandıkları iddiasıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.