1. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümler ile ilgili temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.11.2017 tarihli ve 2017/567 Esas, 2017/2423 Karar sayılı kararının, sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-b maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümler ile ilgili temyiz istemlerinin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ve olayda sanığın suç kastının bulunmadığına; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise eksik inceleme sonucu karar verildiği, verilen cezanın yüksek olduğu ve etki pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararları kaldırılarak verilen mahkûmiyet kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
3. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükümler ile ilgili temyiz istemlerinin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'nın temyiz isteminin, suç işleme kastı olmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin sanığın suç kastı bulunmadığına, suça konu eşyanın çalıntı olduğunu bilmediğine ve beraatine karar verilmesine; katılan vekilinin temyiz isteminin ise sanıkların hırsızlık suçundan cezalandırılmaları gerektiğine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
24.10.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, istem gibi BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.