...
Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun)102 nci maddesi ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2015 tarihli ve 2014/301 Esas, 2015/287 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle; katılanın olay günü tecavüzden bahsetmeyip sadece saldırıya uğradığını beyan ettiği, olay yerine polisler gelmesine rağmen şikayette bulunmayıp 5 gün sonra dilekçe vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın hem katılanın bileklerini tutup hem de üzerindeki kot pantolonunu çıkarmasının mümkün olmadığı, çamaşırda bulunan meninin daha önceki cinsel birleşmeye ait olduğu ve savunmalarının esasına ilişkin taleplerinin reddedildiği belirtilerek kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle; katılanın ruh ve beden sağlığının bozulduğu, bu hususta rapor alınması talep edilmesine rağmen gerekçesiz olarak reddedildiği, bu yönde araştırma yapılmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Özetle; Mahkemece sanığın nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği kabul edildiği halde 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesi ikinci fıkrası yerine karara 102 nci maddenin birinci fıkrası yazılarak gösterilen maddedeki üst hadden ceza tayininin usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
1. İlk Derece Mahkemesince eylemin nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm kısmında 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesi ikinci fıkrası yerine 102 nci maddesi birinci fıkrası yazılması,
2. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, yapılan eylem sonucu katılanın beden veya ruh sağlığında kalıcı bir şekilde bozulma olup olmadığı yönünde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesi veya usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alınmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçede açıklanan nedenlerle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2015 tarihli ve 2014/301 Esas, 2015/287 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.
Yazı İşleri Müdürü
...