Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2015/406 Esas, 2016/269 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.03.2021 tarihli ve 2016/263930 sayılı;
"Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 gün 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği cihetle sanığın adli sicil kaydına göre hakkındaki Karşıyaka 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/47 esas, 2005/445 karar sayılı ilamındaki mahkumiyetinin mahkemece tekerrüre esas Salihli 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/344 esas, 2007/99 karar sayılı ilamındaki mahkumiyetinden daha ağır hükümlülük içerdiğinin gözetilmemesi,"
Nedenine dayalı düzelterek onama talepli Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın kimliği amcaoğlundan aldığını ifade ettiğini, kimliğin orijinal olduğunu, sadece kendi resmini yapıştırdığını belirttiğini, yargılamanın Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden yapılması nedeniyle yeterli hukukî desteğin sunulamadığını, sanık hakkında cezaya hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Suç tarihinde sokakta yürümekte olan sanığın davranışlarından kuşkulanan emniyet güçlerinin, sanığın kimlik kontrolü için durdurdukları, sanığın, kendisinden kimlik isteyen görevlilere yakını ...'ın kimlik bilgilerini içeren ancak üzerinde kendi fotoğrafı bulunan kimlik belgesini ibraz ettiği, görevlilerin sanığı hakkında yakalama kararı bulunan ...'a benzetmeleri üzerine GBT araştırması yapmak üzere polis merkezi amirliğine götürdükleri, polis merkezinde yapılan araştırmada olay yeri inceleme ve kimlik tespit şube müdürlüğü biyometrik veri işlemleri büro amirliğinden alınan biyometrik on parmak vücut izlerinin mukayesesinde sanığın gerçek kimliğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık kovuşturma aşamasında suçu ikrar ederek pişman olduğunu beyan etmiştir.
3...Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü Biyometrik Veri İşlemleri Büro Amirliğince tanzim olunan 13.04.2015 tarihli; "... isimli şahsa ait Parmak İzi ve Fotoğraf Kayıt Formundaki biyometrik on parmak vücut izlerinin aynı, kimlik bilgilerinin farklı olduğu," tespitini içeren Ekspertiz Raporu dava dosyasına eklenmiştir.
4. Emniyet Genel Müdürlüğü...Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 06.05.2015 tarihli; "... bahse konu nüfus cüzdanın orijinal olduğu, tahrifat yapıldığına dair bulguya rastlanılmadığı, ... aldatma (iğfal) kabiliyetini haiz olduğu," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.
5. Mahkemece, suça konu nüfus cüzdanının duruşmada incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği, resmin üzerinde soğuk mühür izinin fark edildiği arka yüzünde de nüfus müdürü ve görevlisinin mühür ve imzalarının bulunduğu ve bu belgenin kayıp nedeni ile 25.07.2014 tarihinde Bayraklı İlçe nüfus müdürlüğüne verilmiş olduğu belgenin bu haliyle aldatma kabiliyetine haiz olduğu görüşlerine yer verildiği belirlenmiştir.
6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
A. Tebliğname Görüşü Yönünden
Sanığın UYAP üzerinden temin olunarak denetlenen adli sicil kaydına göre Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesine ait 2005/47 Esas ve 2005/445 Karar sayılı ilâmına konu suç yönünden kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulandığı ve adli sicil kaydına "ÇOCUK SUÇU" olarak açıklama yazıldığı belirlenmekle, Mahkemece tekerrüre esas alınan ilâmda isabetsizlik bulunmadığından Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2015/406 Esas, 2016/269 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.