Mahkûmiyet, müsadere, nakil aracının iadesi
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, katılan vekilinin yokluğunda verilen hükümde temyiz süresinin 15 gün şeklinde yanıltıcı gösterilmesi nedeniyle temyiz isteğinin süresinde kabul edilmesi gerektiği, sanığın temyiz isteğinin de süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine ve nakil aracının müsadere edilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Sanığın temyiz istemi, mahkemece usul ve kanuna aykırı olarak verilen kararın lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın güvenlik güçleri tarafından durdurularak Kırıkhan Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/530 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden araçta yapılan aramada, toplam 1.000 litre marker seviyesi geçersiz gümrük kaçağı motorin ele geçirilmiş olup, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Ele geçen gümrük kaçağı akaryakıt hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasına alındığı ve akaryakıtın gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Nakil aracının, ... adına kayıtlı, 1996 model,......., marka kamyon olduğu anlaşılmış olup, emsal satış bedelinin 20.000,00 TL olarak bildirildiği görülmüştür.
Sanık savunmasında, ele geçen akaryakıtı, yanında şoför olarak çalıştığı ...'ın talimatı üzerine aldığını, ticarî bir amacının olmadığını beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın kullandığı araçta ticarî miktar ve mahiyette akaryakıtın ele geçirilmesi karşısında, atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan vekili ile sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ile sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ile sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.