Beraat, müsadere

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

Güvenlik güçleri tarafından sanığa ait ...Gıda isimli iş yerinde gümrük kaçağı sigara satışı yapıldığına dair edinilen bilgiler üzerine, iş yeri içerisinde, kola şişelerinin üzerinde yer alan poşet içinde farklı markalarda toplam 130 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş olup sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'un (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Ele geçirilen gümrük kaçağı sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasına alındığı ve sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer aralığında" olduğu görülmüştür.
Sanık aşamalardaki savunmalarında, iş yerinde gümrük kaçağı sigara satışı yapmadığını ancak dükkânına gelen bir şahıstan içmek amacıyla ele geçen sigaraları aldığını beyan etmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanık ve kaçak eşya konusunda arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu ve bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği nazara alındığında, suça konu eşyayı satacağı yönünde ikrarları da bulunmayan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında mahkemenin farklı gerekçeyle verdiği beraat kararının netice itibarıyla yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.

Güvenlik güçlerince sanığa ait ...Gıda isimli işyeri içerisinde kola şişelerinin üzerinde poşet içerisinde farklı markalarda 130 paket sigaranın görülüp ele geçirilmesi suçustü hali olup, arama kararına gerek bulunmamakta;

Sayın çoğunlukça karar gerekçesinde yargılamaya konu suç eşyasının ele geçirilmesinde mahkemece verilmiş usulüne uygun arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğundan Cumhuriyet Savcısı tarafından verilmiş bir kararın bulunmadığı gibi Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de olmaması karşısında hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceğinden Anayasa’nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddenin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci
fıkrasına göre hukuka aykırı delillere dayanılarak sanığa mahkûmiyet hükmü kurulamayacağından sanığa verilen beraat kararı yerinde olduğundan kararın onanması sonucuna varılmıştır.

Arama işleriyle ilgili olarak, suçüstü halinde karara gerek bulunmamaktadır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Hakim kararı esas olmakla birlikte Cumhuriyet Savcısı veya kolluk amirince arama kararı verilebilmektedir. Olağan durumlarda ise mahkemece karar kurulabilmektedir. Bu üç halde de ele geçen delillerin hukuka uygunluğu ilk derece mahkemeleri, Bölge Adliye Mahkemeleri veya Yargıtayca takdir edilmektedir. Aynı zamanda delil olan arama kararı uygulaması sonucu ele geçen suç eşyalarını yasak delil olarak kabul edilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Şöyle ki, yasak delil CMK 148 inci madde de düzenlenmiş olup, sanığa kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir ve tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel ve ruhsal müdahale ile Kanuna aykırı vaat olarak sayılmıştır. Aynı maddenin 3 üncü fıkrasında yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez, 4 üncü fıkrasında müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz hususları yer almaktadır.

Sonuç olarak gerekçe bölümünde yasak delilden bahsedilerek beraat hükmünün onanmasına yönelik çoğunluk kararına mahkûmiyet kararı gerektirdiğinden bozma hükmü verilmesi düşüncesiyle muhalifim.

...