Taraflar arasında İvrindi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kamu düzeni gereği kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Kadastro sonucu .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 106 ada 1 parsel ... taşınmaz, 14.02.1984 tarih ve 26 sıra numaralı tapuya istinaden orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu belirtilerek tarla vasfı ile beyanlar hanesinde 1962 yılından bu yana davacının kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiş, 17.09.1993 tarihinde de tespit itirazsız kesinleşmiştir. Daha sonra davacının 19.10.2009 tarihli terkin istekli dilekçesine istinaden 11.03.2010 tarihli ve 284 yevmiye numaralı işlemle beyanlar hanesindeki davacı yararına olan kullanım şerhi terkin edilmiştir. Yörede 2009 yılında yapılan güncelleme çalışmalarında ise dava konusu taşınmaz 3 parçaya ifraz edilmiş, 106 ada 83 ve 84 parsel orman vasfıyla, 82 parsel ise tarla vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir.

Davacı vekili, çekişmeli 106 ada 82,83 ve 84 parsel ... taşınmazların davacıya murisi babasından geldiğini, söz konusu taşınmazların 2010 yılında kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tescil edildiğini, oysa taşınmazların 60 - 70 yıldır davacı ve ailesi tarafından kullanıldığını, taşınmazların Hazine ile alakasının olmadığını, dava konusu taşınmazların toplamının 27 dönüm olduğunu, bu taşınmazların 2010 yılında tek parsel olduğunu, kadastro çalışmalarından sonra üç parçaya bölündüğünü, dava konusu taşınmazların ormanla bir alakasının olmadığını ifade ederek, dava konusu 106 ada 82,83 ve 84 parsel ... taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, 106 ada 82 parselin ise 2B vasfında olması nedeniyle tapu iptali olmadığı takdirde davacının taşınmazda zilyetliğinin bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kamu düzeni gereği kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.