Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Akyurt Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/209 Esas, 2016/45 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçu işlemediğine ve bu konuda kesin delil bulunmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
1.Mahkemece; sigorta acentesi olan sanığın, aracına zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak isteyen katılana suça konu 0001-0210-0639108981 nolu sahte sigorta poliçesini verdiği, poliçenin gerçek durumu yansıtmadığının sistemde kayıtlı olmamasından anlaşıldığı, böylece atılı suçu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu karayolu motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi belgesinin aslı, katılanın beyanları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
1.Sübuta ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, lehe olan hükümlerin uygulanmasına ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkemece sanık lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, bu cihetten olmak üzere, sanığın suç işlemeye eğilimli kişiliğine nazaran kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin caydırıcı olmayacağı ve bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığı şeklindeki yerinde, yeterli ve yasal gerekçelerle lehe olan hükümlerin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamış, gerekçeli karar başlığında 25.09.2013 olarak gösterilen suç tarihinin 09.09.2013 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akyurt Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/209 Esas, 2016/45 Karar sayılı sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.