Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiin temyiz isteği; suça konu yerin sanığın ailesi tarafından çok eskiden beri kullanıldığına, sanığın dava konu alanın orman olduğunu işbu dava ile öğrendiğine, sanığın suç kastı bulunmadığından beraati gerektiğine ilişkindir.

Orman muhafaza memurları tarafından özel ağaçlandırma sahasının kontrolünde orman alanının üzüm bağı olarak kullanıldığı tespit edilmiştir.
Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında, suça konu yerin 70-80 yıldır ailesi tarafından kullanıldığını, babasından sonra 40 yıldır kendisinin uğraştığını, alanın tapusunun olmadığını ve dava konusu yerin orman olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastro paftasına göre orman sınırları içinde kaldığı, eylemin eski açma olduğu, toprağın üretim gücünden faydalanıldığı ve bağ olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Fen bilirkişisi raporunda suça konu yerin orman parseli sınırları içinde olduğu belirlenmiştir.
Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.