Mahkumiyet
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suçtan zarar gören Gümrük İdaresinin usulüne uygun davetiye ile dava ve duruşmadan haberdar olmasına rağmen katılma talebinde bulunmadığı bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası gereği belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı
Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.06.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Şikâyetçi Gümrük İdaresinin usûlüne uygun davetiye ile duruşmadan haberdar olduğu halde katılma talebinde bulunmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, dava konusu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince MÜSADERESİNE, 31 FR 539 plakalı nakil aracının sahibine iadesine, trafik kaydına konulan şerhin kaldırılmasına, 29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.